“Çin artık stratejik ortağımız”

“Çin artık stratejik ortağımız”

Akademisyen-yazar Barış Adıbelli, CRI Türk Türkiye'de Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp sunduğu "Güne Başlarken" programında Çin Halk Cumhuriyeti'nin 70'nci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.

İşte Adıbelli'nin açıklamalarından satır başları;

-Yetmiş yıl uzun bir yolculuk oldu Çin için. Gerçekten sıkıntılarla büyük meşakkatlerle geçirilen bir yetmiş yıl.

-Tabii büyük başarılarda bu yetmiş yılın içinde var ve nihayetinde eğer 20. yüzyılın başından itibaren Çin'i ele alırsak, yarı sömürge halinde toprakları işgal kuvvetleri Japonlar, savaş ağaları toprak ağaları tarafından paylaşılmış, umutsuzluk içerisinde yaşayan bir coğrafya iken Mao ve arkadaşları tarafından farklı bir boyuta taşındı ve 1949 yılında nihayetinde Çin Halk Cumhuriyeti kuruldu.

-Bu bir Çin Komünist Partisi'nin başarısıdır. Çin Komünist Partisi devletin ta kendisidir. Yaşça da Çin devletinden eskidir. Bu başarı bir örgütlü yapının da başarısıdır. Bugün doksan milyon üyesi olan bir partiden bahsediyoruz.

-Çin'deki olayı şimdi batının gözüyle bakarsak ki Türkiye'de de en büyük sıkıntımız bu. Batı gözüyle baktığımız zaman biz bu Çin'deki olayı analiz etmekte, anlamakta zorlanıyoruz. Çünkü çıkan sonucu da yine batı anlayışıyla çözmeye çalışıyoruz.

-Burada yapmamız gereken özellikle Asya, Çin gibi konularda kendi özel şartlar içinde değerlendirilmesidir.

-Çin Komünist Partisi bir milli bellektir, hafızadır. Anıtsal bir yapıdır, müzedir.

-21 yüzyılda Xi Jinping'in önderliğinde başlatılan yeni süreç, Çin'in bir kez daha ayağa kalktığı süreçtir, Çin'in yüzyılıdır.

-Önceden Türkiye'de Çin denilince bir milyon lira satılan ürünler akla geliyordu. Bugün artık stratejik ortağımız. Ekonomik, siyasi ve askeri olarak iş birliği yaptığımız bir Çin'den bahsediyoruz. Bir coşku var. Bir ruh var.

-Gazi Mustafa Kemal Atatürk bize ne demişti? "Köylü milletin efendisidir." Çin bunu başardı. Kırsalda çiftçiden, köylüden, bir devrim, bir kalkınma, bir gelişme… Bugün Çin'in geldiği noktayı görüyoruz.

-Tüm gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerin bu başarı öyküsünden kendilerine birer ders çıkarmaları gerekiyor.