Cem Küçük: ABD, Türkiye'ye Karşı Başlattığı Savaşı Yeni Davalarla Sürdürebilir

Cem Küçük: ABD, Türkiye'ye Karşı Başlattığı Savaşı Yeni Davalarla Sürdürebilir

Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'nın "İran'a Amerikan ambargosunu delme" iddiasıyla New York'ta yargılandığı davada 'suçlu' bulunmasını değerlendiren Türkiye Gazetesi Yazarı Cem Küçük, "Bu kumpas ve uydurma davadır" dedi.

CRI TÜRK'te yayınlanan "Günün Yorumu" bölümünde Hakan Atilla davası üzerinden Türkiye'nin hedef alındığını belirten Cem Küçük şunları söyledi:

"Mehmet Hakan Atilla davasında jürinin verdiği karar FETÖ-ABD iş birliğinin bir sonucudur. Kumpas ve uydurma davadır. Bu davanın amacı Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı itibarsız hale getirmektir.

Jürinin Mehmet Hakan Atilla ile ilgili kararının temyizde bozulacağını düşünenler büyük bir yanılgı içerisindeler. 11 Nisan'da hakim yeni bir şey söylemeyecektir hatta temyizde farklı bir sonuç çıkmayacaktır.  Yanılmayı çok isterim ama tahminim Halkbank'a 5 ile 10 milyar dolar arasında ceza gelebilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da geçen ay milletvekilleriyle yaptığı toplantıda "bir ceza gelecektir, hazırlıklı olun ama bunu da aşarız" dediğini biliyoruz.

Jürinin açıkladığı kararda Türkiye, kara para aklama ve kara para aklanmasına yardımcı olmak konusunda da suçlandı. ABD bu maddeden hareketle Türkiye'ye "terörün finansmanı" davası açabilir.  Hatta ABD bu süreçte Rusya ile yapılan S-400 füze anlaşmasını bile gündeme getirebilir."

ABD, Türkiye'ye savaş açmış durumda ve yeni davalarla bu savaşı genişleterek sürdürmek isteyecektir. Bundan kimsenin zerre şüphesi olmasın. Türkiye bunları aşacak güçte bir ülkedir ancak dikkatli ve tedbirli olmak lazım. Türkiye son 5 yıldır sürekli saldırı altında. Bu saldırılar farklı şekillerde karşımıza çıkmaya devam edecek."

11 NİSAN KRİTİK TARİH
12 jüri üyesi tarafından her bir suçlamayla ilgili ayrı ayrı oy birliğiyle alınan kararın ardından Yargıç Richard Berman'ın 11 Nisan'da duruşma yaparak Atilla'nın alacağı cezaya karar vereceği bildirildi.
Davanın esastan görülmesi süreci 28 Kasım'da başlamıştı. Tanıkların dinlenmesinin ardındansa 12 kişiden oluşan jüri sanığın suçlu olup olmadığına karar verme için görüşmelere başlamıştı.