Can Ataklı: Derbide Yaşanan Kavga, Tam Bir Fütursuzluk Örneği

Can Ataklı: Derbide Yaşanan Kavga, Tam Bir Fütursuzluk Örneği

Usta gazeteci Can Ataklı, gündemi değerlendirdi. Ataklı, hafta sonunda oynanan derbide çıkan kavganın içinde bir küstahlık ve fütursuzluk olduğunu belirterek, bitmiş olan maçın ardından Galatasaraylılar'ın neden bu denli öfkelendiğini anlayamadığını ifade etti. CRI TÜRK'te, Kamil Erdoğdu'nun hazırlayıp, sunduğu Manşet Programında Can Ataklı şunları söyledi; "Hasan Şaş beni çok şaşırttı. Günümüzde 40 kadar kameranın her açıdan çekim yaptığı "VAR" diye bir sistem mevcutken, maç sonrasında her hareket izlenebilecekken, bu kadar öfkeyle saldırmanın anlamı nedir? Tek tesellimiz bu yaşananların maç bittikten sonra olmasıdır, çünkü maç esnasında gerçekleşseydi, bambaşka bir rezalet ortaya çıkacaktı. Maçın ardından üç kişi atıldı, muhtemelen 10 kişi de ceza alacak ama burada tam bir fütursuzluk vardır. Mesela Fatih Terim'in hakeme "ya sen gideceksin ya da ben" diyecek bir gücü kendisinde görmesi, bu denli kibirli olmasını ele alırsak, Türkiye'nin en büyük üç takımından birinin bir numarası olarak çok dikkatli olması gerekir, yoksa Terim'in amigo seyircilerden ya da kahvede maç seyreden herhangi birinden ne farkı kalır? O bu şekilde davrandığında seyirci daha ileri gidebilir. Ayrıca unutmamak gerekir ki bu maçlar hep iki maçtır, biri kendi sahanda, diğeri ise rakip takımın sahasında oynanıyor olduğundan, Fatih Hoca'nın burada ben bunları yaparsam, orada benim çocuklarıma neler yaparlar diye düşünmesi lazım. Bundan altı ay sonrası için takımının oyuncularını ve seyircilerini riske atan bir davranış sergilediğinin farkında olmalıdır. Futbolda rekabet hatta zaman zaman küfür olabilir ama her şeyin bir ölçüsü olmalı."

"Enflasyonda Dibe Batıldı, Hayat Pahalılığı Arttı ve Ülkenin İtibarı Kalmadı"

Açıklanan enflasyon rakamlarına göre, enflasyonun aylık bazda Ekim ayında yüzde 2,67 ve yıllık bazda da yüzde 25,24 oranında artmış olmasına dair Can Ataklı şunları söyledi; "Kasım-Aralık aylarında bu oranların toparlanıp, yirmileri göstermesi çok zor ki Merkez Bankası da zaten yirmi beşin üzerini gösterdi. Benim esas anlamadığım, ekonomiye bakan damat Berat Albayrak, sanki böyle bir şey yokmuş gibi davranıyor. Buna göre şunu fark ediyorum ki demokrasi, hukuk, insan hakları kavramlarına hiç dikkat etmeyip, devlet gücünü de sonuna kadar kullanınca, gerçekten de bir şey olmuyor. Baskı ve şiddetle iktidarda kalmayı beceriyorsunuz, bir süre sonra da hem insanlar alışıyor hem de bir şekilde duruma uyum sağlanmaya çalışılıyor. 3,77'den 6,90 – 7,02'lere çıkan dolar, (arada bir geceliğine 7,40 olduğunu saymıyorum) bugün 5,50'lere indi diye sevinç içindeyiz. Zaten hayat iki kat pahalılanmışken, 5,50 seviyelerine düştü diye mutlu olmak anlamlı değil. Aslında bir anda, dolarda büyük bir sıkıntı ve dolar bozduranlara da muazzam bir zenginlik ortaya çıktı bu esnada alınan milyonlarca Türk Lirası ile belki de iç borçlar ödendi. İnsanlar her şeye alışır, bir süre sonra dolar 10 liraya çıksa buna da alışılır çünkü başka bir çare yok. Benim anladığım kadarıyla da bu iktidar, bunu görüyor ve başarıyla yerine getiriyor. Bu fevkalade kötü bir şey ve demokrasiye, hukuka, insan haklarına, yönetim biçimine ve yönetimin ahlakına aykırıdır. Yargı, polis, asker, bürokrasi elinde, gitmiyor da bu durumda benim yapabileceğim bir şey yok. Enflasyonda dibe batılmış, hayat pahalılığı artmış ve ülkenin itibarı kalmamış ama tüm kanallar tıkandığı için de bir şey yapılamıyor, insanlar yavaş yavaş bununla yaşamaya alışıyor. Türkiye böyle bir kaos yaşıyor ve iktidar bundan yararlanarak, durumun sütliman olduğunu savunabiliyor".