“Çabasız geçen bir ömrün sıkıntısını hiçbir şey geçiremez”

“Çabasız geçen bir ömrün sıkıntısını hiçbir şey geçiremez”
“Çabasız geçen bir ömrün sıkıntısını hiçbir şey geçiremez”
“Çabasız geçen bir ömrün sıkıntısını hiçbir şey geçiremez”
“Çabasız geçen bir ömrün sıkıntısını hiçbir şey geçiremez”
“Çabasız geçen bir ömrün sıkıntısını hiçbir şey geçiremez”
“Çabasız geçen bir ömrün sıkıntısını hiçbir şey geçiremez”

Türkiye'nin en çok okunan yazarlarından Azra Kohen, akıcı ve insanı içine alan bir hikâye ile kitapseverle buluştu. Kısa süre önce yayınlanan yeni eseri "Gör Beni"de farklı bir kurgu deneyen Kohen, okurlardan bir kez daha tam not aldı.

Kitap, sadrazam torunu muhafazakâr Selim'in "Vatan delirmişti! Tıpkı bugün gibi kıyametin kıyısındaydı dünya..." cümlesi ile başlıyor. Bu söz, onun Cumhuriyet coşkusuna duyduğu öfke olarak yorumlanabilir. Bir de Ülkü var, Kurtuluş Savaşı'nda babasını, ağabeyini, dayısını kısaca ailesindeki tüm erkekleri kaybetmiş Atatürkçü bir kız. Hikâye tamamen zıt kutuplarda bulunan iki fikri bir araya getiriyor. Cumhuriyet'in kuruluş yıllarında başlayan muazzam kurgu ile örülmüş soluksuz okunan bir roman. Kitaba ilişkin önemli detaylardan biri şüphesiz bugüne kadar hiç okunmamış bilgilerle okurları beslemesi…

Yazdığı kitaplarla büyük ilgi uyandıran ve her eserinde okuru zenginleştiren Azra Kohen, iki devrin hikâyesini kaleme aldığı son eseri "Gör Beni"yi CRI TÜRK Özel'de Tuğçe Akkaş'a anlattı.

"DOĞDUĞUMUZ BÖLGELERE GÖRE GELİŞEN İÇSEL BİR YAPIMIZ VAR"

İnsanın doğduğu yere göre gelişen bir içsel yapısı olduğuna vurgu yapan Kohen, bireyin karşısındakine hissettirdiği her duyguyu bir gün mutlaka hissedeceğini ifade etti.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında geçen bir eser yazma fikrinin ortaya çıkışına ilişkin Azra Kohen şunları söyledi:

"Bir toplumu anlamak için o toplumun dilini anlamak lazım, toplumun dilini anlayabilmek için de atasözlerinden başlamak lazım. 'Tarih tekerrürden ibarettir 'diye bir söz var. Biz tarihin tekerrürden ibaret olduğunu anladığımızda o günün şartlarında meydana gelmiş olan birtakım akımlara ve heyecanlara kapılıp birbirimize haksızlık ederken birbirimizi yargılarken biraz daha dikkatli olacağız, diye düşünüyorum. O yüzden de 'iki devrin hikâyesi' olarak anlatmak istedim. Çünkü bugün bu topraklarda her ne yaşanıyorsa hangi taraf hangi tarafa ne tip bir haksızlık yapıyorsa gün gelecek devran dönecek. Tarihte gün hep gelmiş ve devran hep dönmüş. Bunu anladığın zaman hayatın sistemi içerisinde doğru ve düzgün insan olmakla ilgili kendine yararlı bir çabaya geçiyorsun. Buna çok inanıyorum. 'Yaptığın her şey evrende dönüp dolaşıp sana geri geliyor' dediğimizde belki anlaşılmıyor. Şunu anladığın zaman 'karşındaki kişiye hissettirdiğin her duygu sana da hissettirilecek', işte bu yaklaşımla hayata bakarsan o zaman daha insancıl bir tonda yaşamın içinde var olmayı seçeceğimize inanmak istiyorum."

İnsanın doğduğu lokasyona göre fikrinin ve ideolojilerinin değiştiğini aktaran Kohen, kitapta da bunun altını çizdiğini kaydetti. Fark etmekle başlayan ama aynı zamanda o fark edişin insanın doğduğu bölgede olduğu insana evrilmesini anlamasıyla mümkün olacağını belirten yazar, "Onun yerinde o ailede o toprakta sen doğsaydın onun inandığı her şeye sen o şekilde inanacaktın, onun savaştığı her şeyle sen de savaşacaktın, onun takip ettiği her şeyi sen de takip edecektin. Bunu anlamak zorundayız. Doğduğumuz bölgelere göre gelişen içsel bir yapımız var." dedi.

"ZAFERDEN DEĞİL, SEFERDEN SORUMLUYUZ"

Azra Kohen, "Gör Beni" kitabına yönelik değerlendirmesinde okurlar tarafından dikkat çeken noktalara da değindi. İlk sayfada yer alan "Zaferden değil, seferden sorumluyuz…" sözünün bunlardan biri olduğunu dile getirerek şu açıklamayı yaptı:

 "Çabasız geçen bir ömrün sıkıntısını hiçbir şey geçiremez, diyorum. Bunu etrafımda çok görüyorum çünkü o çabasızlığın içinde sen içerik zenginliğine değil, gerçekten de maddi bir zenginliğe sahipsen o zaman bu bir zehre dönüşüyor. Bu öyle bir zehir ki, kendini kaybediyorsun ya uyuşturucuda kendini kaybediyorsun ya eğlencede kendini kaybediyorsun ya duygusal açlıklarından dolayı duygu arayışında kendini kaybediyorsun ama mutlaka kendini kaybediyorsun. Hâlbuki biz bu gezegene kendimizi bulmaya geldik."

Azra Kohen, "Gör Beni" kitabının yazım aşamasının dört yıl sürdüğünü söyleyerek İngiltere'de Milli Kütüphane'deki araştırmalarında ilgi çekici bilgilere ulaştığını ve bazı bilgilerin Türkiye'de öğretilenlerden çok farklı olduğunu anlattı.

Derin araştırmalar sonucu eserlerini kaleme alan Kohen, roman yazmanın bir matematiği bulunduğunu ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:

"Ben hayatımdaki her şeyi matematiksel olarak yapıyorum, yemeğimi de öyle yapıyorum, kitap da öyle. Baktığında, 29 harfin kombinasyonu ile ne düşünceler ne uygarlıklar, savaşlar, kavgalar çıkıyor."

Haber/Röportaj: Tuğçe Akkaş

Video Link: https://www.youtube.com/embed/caNaUZE6pKE