BRICS Xiamen'de Küresel Önemini Kanıtladı

BRICS Xiamen'de Küresel Önemini Kanıtladı

BRICS kurulduğundan bu yana yapılan en kapsamlı zirve, 3-5 Eylül 2017 günlerinde Çin'in Xiamen kentinde düzenlendi. Çin, son dönemde 2016 G-20 Zirvesi, Kuşak ve Yol Forumu ve en son da BRICS Zirvesi gibi küresel kapsamda toplantılara ev sahipliği yaptı. Son zirvede, üye ülkelerin lider ve üst düzey yönetici kadroları dışında, Xiamen'de, üye olan ve olmayan ülkelerin sermaye ve iş çevrelerinden sayısı bini aşkın katılımcı hazır bulundu.

KİMLİK, AMAÇ, İŞLEV

BRICS, 2009'da, Brezilya (Brazil), Rusya (Russia), Hindistan (India) ve Çin (China) tarafından kurulup Güney Afrika (South Africa)'nın katılımıyla 5 üyeden oluştu. Adını üye ülkelerin baş harflerinden alan BRICS Grubu'nun özelliği, üyelerinin çok hızlı büyüyen büyük ekonomilere sahip ve yüksek nüfuslu, bağlantısız ülkeler olması. Bu ülkeler, toplam küresel ekonomik büyümeye yüzde 50 oranında katkı yapmaktalar. BRICS üyelerinin toplam ekonomik büyüklükleri, bu tempo ile, 2030 dolaylarında G-7 ekonomilerinin toplam büyüklüğünü geçecek gibi görünmekte.    

BRICS üyesi ülkeler şu an dünya nüfusunun yüzde 40 kadarını barındırmakta, ancak küresel GSYH toplamına yüzde 23 oranında katkı yapmakta. Bu topluluğun kurulmasının temelinde de bu dengesizlik yatıyor. Esasen BRICS, 2. Dünya Savaşı sonunda batılı ülkelerin egemenliğinde oluşturulmuş olan küresel ekonomik düzeni kendileri lehine farklılaştırma ve IMF (Uluslararası Para Fonu), Dünya Bankası gibi kuruluşlarda daha çok söz sahibi olma amacını güden büyük ve hızla büyüyen ülkelerin meydana getirdiği topluluk.

"Daha parlak bir gelecek için daha sıkı işbirliği" sloganı ekseninde gelişen BRICS İş Forumu, Xiamen'de BRICS'in gelecek on yılını planladı. Buna dönük olarak, üye ülkelerin benimsediği çok taraflı ticaret sistemi doğrultusunda önemli bir adım atıldı; 2014 yılında merkezi Shanghai'da bulunan bir kalkınma bankası (NDB-Yeni Kalkınma Bankası) kurulmuştu. 2016'da faaliyete geçen banka ilk yatırım fonlarını da sağlamaya başladı.

Bu çerçevede örgütün genişlemesi de söz konusu ediliyor. Nitekim yapılmış olan "BRICS Plus" planı uyarınca bu zirveye Tayland, Meksika, Mısır, Gine ve Tacikistan gözlemci olarak davet edildi. Yeni üye olmaya en yakın adaylardan Meksika'nın Devlet Başkanı Pena Nieto zaten ikili temas amacıyla Çin'de bulunuyordu. Meksika için, ABD'nin NAFTA'yı (Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması) ortadan kaldırmayı düşündüğü bir ortamda, Çin ve BRICS çok büyük önem kazanmakta.   

Xİ JİNPİNG'İN KONUŞMASI, ÜYELERİN FARKLILIKLARI, İKİLİ GÖRÜŞMELER

Açılış konuşmasını 3 Eylül 2017 Pazar günü yapan Cumhurbaşkanı Xi Jinping aslında zirvenin çerçevesini çizmiş oldu. Xi, üye ülkelerde yaşayan 3 milyar insana kalkınma vadeden BRICS İş Forumu'nu, konuşma ve danışma platformu olmanın ötesinde işlevselliğe kavuşturma amacını taşıyan önermelerle açtı.

Başkan, bu yılın ilk ayında Davos'ta ve Temmuz ayında G-20 Hamburg Zirvesi'nde yaptığı konuşmalar doğrultusunda, yine küreselleşmiş bir dünya ekonomik düzeninin sözcülüğünü üstlendi. Zirveden, büyük bir ticaret ve yatırım piyasası oluşturma; para ve finans akışını rahatlatma; altyapı işbirliğinde eşgüdüm ve bağlantılılığı iyileştirme; halklar arasında sıkı bağlar kurma gibi işlevler beklendiğini vurguladı.

Birbirine nüfus, ekonomi büyüklüğü, büyüme hızı gibi konularda benzeyen BRICS üyeleri bazı alanlarda da birbirinden farklıdır. Örneğin özellikle Çin ve bir ölçüde Hindistan ekonomisi imalat ve hizmet ağırlıklıdır. Brezilya, Rusya ve Güney Afrika ekonomisi ise önemli ölçüde hammadde ihracatına endekslidir. BRICS üyesi ülkeler, dolayısıyla, küresel konjonktürdeki gelişmelerden farklı yönlerde etkilenebilirler. Nitekim Çin ve Hindistan 2017'de de hızlı büyümeyi (yüzde 6-7) sürdürürken, diğerleri resesyondan yeni çıkmıştır. Örneğin 2017'de, Rusya'nın yüzde 1,4, Güney Afrika'nın yüzde 0,8, Brezilya'nın yüzde 0,2 oranlarında büyümesi bekleniyor. Bu nedenle, üyelerin birbiriyle çelişen çıkarları ve farklı yönlere giden görüşleri olabilir. Önemli olan, ortak güçlü yönleri öne çıkarabilmektir. Bu ise gelişme stratejilerinin birbiriyle uyumunu sağlayarak, uluslararası düzeni daha akılcı ve adil kılarak, halklar arası kültürel iletişimi güçlendirerek başarılabilir. Söz konusu hedefe, genel anlamda BRICS bünyesinde, özel olarak da Xiamen'de ulaşılmıştır.

Bu türden zirve buluşmalarının en üst düzey katılımcılar arasında ikili görüşmelere de platform oluşturduğu bilinir. Xiamen'de Xi Jinping ile Narendra Mori arasında gerçekleşmesi planlanan buluşmaya gölge düşürebilecek pürüz, toplantıdan önce yok edilmişti. İki ülke arasında Himalayalar'daki sınırda iki aydır süren çatışma, Xi ile Modi'nin Xiamen'de içtenlikli bir el sıkışma pozu vermelerine olanak sağlamak üzere, geçen hafta sona erdirilmişti. Xi, bu buluşmaya ilişkin olarak "karşılıklı güven" kavramının altını çizdi ve Çin ve Hindistan'ın birbirleri için tehdit değil gelişme fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini açıkladı.

Öte yandan, Kuzey Kore'nin tam da Xiamen sürecinde nükleer balistik füze denemesi tüm zirve toplantısını gölgeleme potansiyeline sahipti. Ancak Çin lideri, konuşmasında bu konuya hiç değinmedi; yalnızca sonuç bildirgesinde Kuzey Kore'nin nükleer balistik füze denemelerini durdurması talep edildi. Ayrıca, Xi'nin Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği görüşme bağlamında da bu konunun ele alındığı kuşkusuzdur.

SONUCA İLİŞKİN DÜŞÜNCELER

Zirve sonucunu belgeleyen 43 sayfalık bildirgede bazı hususlar özellikle göze çarpmaktadır. Örneğin BRICS'in Birleşmiş Milletler'e ve Güvenlik Konseyi'ne ilişkin ve gelişmekte olan ülkeleri bu kurumlar bünyesinde daha fazla söz sahibi kılmaya yönelik kapsamlı bir reform talebi vardır. Öte yandan terör gruplarına karşı sert bir ortak tutum önerilmektedir. Ayrıca, Xi'nin iklim değişikliği konusunda bazı ülkelerin isteksiz davranmasına ilişkin saptaması doğrultusunda, bu alanda yoğun mücadele önerilmiştir. Üye ülke devlet/hükümet başkanları Xi, Modi, Putin, Temer ve Zuma'nın iradelerini yansıttıkları bildirgede, BRICS, bir bütün olarak, akılcı ve adil bir ekonomik düzen oluşturma yolunda korumacılığı reddetmiştir.

Son 10 yılda BRICS ülkelerinin toplam GSYH'sının yüzde 179 büyümüş, ama ticaretinin yüzde 94 artmış olduğu biliniyor. BRICS, küresel ekonomik eşitsizliği giderme ve –en önemlisi- eşitsizleşme sürecini tersine işleterek mevcut eşitsizliğin kapanmasına katkı yapma çabasındadır. Xiamen İş Forumu, bu yolda çok önemli bir adım olmuştur. 

Zirve, tüm dünya ilgili kamuoyunun ve karar vericilerinin dikkatle izlediği bir olay niteliği edinmiş; böylece küresel önemi herkesçe teslim edilmiştir. Ev sahibi ülke açısından Xiamen Zirvesi, Çin'in, küresel ekonomik yönetişimin temel direği olan ülke olarak kabul gördüğü bir ortamda gerçekleşmiştir. Bu çerçevede, Rusya'nın da Çin'e gittikçe daha çok adım uydurduğu saptanmıştır. Pek konu edilmemekle birlikte, Kuşak ve Yol Girişimi'nin bu tür platformlarda Çin'in konumunu güçlendirme işlevi olduğu bu zirvede de görülmüştür. Özetle, Xiamen'de, Çin'in BRICS Grubu'nun önder ülkesi olma statüsü, hem Grup içinde hem de küresel düzlemde tescil edilmiştir.

Aydın Cıngı / Siyaset Bilimcisi