Bölgesel hava savunmada “S-400” dönemi

Bölgesel hava savunmada “S-400” dönemi

Rusya ile tedarik anlaşması 11 Nisan 2017'de imzalanan S-400 Yüksek İrtifa Hava Savunma Sistemi son günlerin en çok konuşulan konusu. Rusya'dan satın alınan S-400 hava savunma sisteminin Türkiye'ye teslimatı sürerken Amerika Birleşik Devletleri'nin Ankara üzerindeki baskı ve yaptırım tehditleri sürüyor.

Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı (Pentagon), Satın Alma ve İdame İşlerinden sorumlu Müsteşar Yardımcısı Ellen Lord ile Savunma Bakanı yardımcılarından David J. Trachtenberg geçen hafta yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemi nedeniyle F-35 savaş uçağı programından çıkarıldığını duyurmuştu. Belarus ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin ardından, S-400'ü teslim alan üçüncü ülke Türkiye olurken sisteme sahip ilk NATO ülkesi oldu.

"HERCULES" FÜZELERİYLE BAŞLAYAN SÜREÇ

Aslında Türkiye'nin ilk yüksek irtifa hava savunma sistemi ihtiyacı Soğuk Savaş dönemlerinde doğdu. Bu kapsamda Türkiye'nin ilk yüksek irtifa hava savunma sistemi 1959-1964 yılları arasında ABD desteğiyle tedarik edilen 72 adet MIM-14 Nike Hercules'dir. Günümüz teknolojisinde, savunma kabiliyeti çok düşük olan MIM-14 Nike Hercules modern savunma sistemleri içerisinde envanter dışına çıkmıştır. Türkiye ve Kore Cumhuriyeti (Güney Kore) envanterinde Nike Hercules bulunduran son iki ülkede konumunda. Fakat Güney Kore bu sistemi modifiye ederek karadan karaya kullanılacak topçu füzesi haline dönüştürdü.

22 Haziran 2012 tarihinde, Suriye tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerine ait RF-4E Phantom keşif uçağının düşürülmesinin ardından Türkiye'nin hava savunma ihtiyacı tekrar gündeme taşınmıştı. Güney sınırında artan tehdit ve iç savaş Türkiye'nin hava savunma sistemi ihtiyacını gün yüzüne çıkarıyordu.

2013 yılında NATO misyonu çerçevesinde ilk Patriot hava savunma sistemi Türkiye'ye gönderilmişti. Füzeler, Türkiye'nin sınır bütünlüğünü koruyacak ve NATO'nun güneydoğu sınırındaki tehditlere karşı önlem alacaktı. Ancak 2015 yılında Almanya ve ABD'nin Patroit bataryalarını geri çekmesi, Türkiye'nin satın alma arayışında olduğu hava savunma sistemi sürecini hızlandırdı. Uzun süren hava savunma sistemi ihtiyacı arayışı sonunda, Türkiye 2017 yılında Rusya ile S-400 sistemlerini satın almak için ilk anlaşmayı imzaladı.

GELİŞMİŞ RADAR İLE 600 KM'YE KADAR HEDEF İZLEME

Tam adıyla S-400 Triumf (NATO kodu SA-21Growler), orta menzilli hava savunma sistemi S-300'den geliştirilmiş yeni nesil Rus yapımı bir yüksek irtifa hava savunma sistemidir. S-400'ün S-300 sistemlerinden en önemli farkı, daha fazla hedefi aynı anda takip edebilmesi ve gelişmiş "elektronik karşı tedbirlere" sahip olmasıdır.

Bir adet S-400 sistemi içerisinde 6 adet batarya, 12 adet lançer (fırlatıcı) ve 48 ila 96 arasında füze bulunuyor.

Sistem, komuta kontrol merkezi, bir adet uzun menzilli izleme radarı ve bir adet angajman radarı ile fırlatıcılardan oluşuyor. S-400 komuta merkezi aynı anda 6 bataryaya komut verebiliyor.

Radar sisteminde yer alan uzun menzilli izleme radarı 91N6E, 600 kilometre (km) uzaklıktaki hedefi saptayabilirken, aynı anda 300 hedefi izleyebiliyor. Sistemin füze irtifa sınırı, 30 km olarak belirlenmiştir. 

HAYALET UÇAK VE BALİSTİK FÜZELERİ YOK EDEBİLİYOR

Tüm bu radar sistemlerini destekleyici füze sistemi ise Rusya Hava Kuvvetleri'nin mevcut hava savunma sistemlerini azaltma programına paralel olarak kısa, orta ve uzun menzillerde aynı anda kullanılabilecek değişik füzelerden seçilmiştir.

S-400, uzun menzilli 40N6 model füzeyle 400 kilometre, 48N6 model füzeyle 250 kilometre, orta menzilli 9M96E2 model füzeyle 120 kilometre ve kısa menzilli 9M96E model füzeyle de 40 kilometredeki hedefleri vurabiliyor.

Sistem içerisinde ön plana çıkan füze ise kuşkusuz, uzun menzilli yeni bir füze olan 40N6'dir. 400 km menzile sahip füze yarı aktif - aktif güdümle hedefe yönlendirilebilir. Bu füzenin hedefleri AWACS erken uyarı uçakları, sinyal karıştırıcı uçaklar ve orta menzilli balistik füzelerdir. 40N6 füzesi 4,8 km/saniye (17280 km/saat) seyir hızına ulaşabiliyor.

PATRIOT SİSTEMİNDEN 4 KAT DAHA ÜSTÜN

S-400 hava savunma sistemi sınıfındaki 4 büyük hava savunma sisteminden 2 ila 4 kat daha üstün özelliklere sahip.

İlk olarak Çin Halk Cumhuriyeti'ne ait "FD-2000/HQ-9" sistemine bakacak olursak, 300 km'lik bir radar menziline, 200 km'ye kadar etkili füze menzili ve 30 km'lik bir füze irtifa sınırı ile S-400'lerden sonra yüksek teknolojiye sahip hava savunma sitemi olarak karşımıza çıkıyor.

Fransız-İtalyan ortak yapımı "SAMP-T" hava savunma sistemi ise, yine 300 km'lik bir radar menzili ve 30 km'lik irtifa mesafesine sahipken 120 km'lik füze menzili ile FD-2000 ve S-400 sistemlerinin gerisinde kalıyor.

Son olarak ABD yapımı "PATRIOT PAC-3" hava savunma sistemi, sadece 150 km radar menzili ve 80 km ile kısıtlı füze etki menzili ile modern sitemler içinde baya geride kalıyor. Sistemin füze irtifa sınırı tüm sistemlere göre en düşük sınır olan 24 km ile sınırlı.

TÜRKİYE'NİN S-400 ALIMINA ABD TEPKİSİ

Pentagon ilk ciddi yaptırım adımını Türkiye'yi F-35 savaş uçakları programından çıkarıldığını duyurmakla başlamıştı. Açıklamada "Türkiye S-400 kararından dolayı iş imkanlarını ve ekonomik fırsatları kaybedecek. F-35 programıyla bağlantılı 9 milyar dolarlık bir kayıp olacak." ifadelerine yer verilmişti. Fakat açıklamada dikkat çeken nokta ise "karar geri döndürülemez değil" vurgusunun yapılmasıydı.

NATO ile S-400 sistemlerinin bir arada çalışmasının mümkün olmadığını söyleyen Pentagon, S-400 sisteminin, F35'lerin sahip olduğu gizli bilgileri deşifre edebileceğini belirtmişti.  

"TÜRKİYE'NİN NATO'YA KATIKISI F-35'LERDEN ÇOK DAHA DAHA DERİN"

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise ABD'nin söylemlerinin aksine daha farklı bir açıklama da bulunarak, "Türkiye'nin NATO'ya katkısı ve NATO'nun Türkiye ile iş birliği, F-35'lerden çok daha derin ve kapsamlıdır. S-400 meselesini küçümsemiyorum, ancak bir NATO müttefiki olarak Türkiye S-400'den çok daha fazlasıdır." diye konuşmuştu. 

"TÜRKİYE'NİN NATO'DAN ÇIKARILMASI GÜNDEME GELMEDİ"

S-400 alımının ardından Türkiye'nin NATO'dan çıkarılması gibi bir tartışmanın olup olmadığı şeklindeki soruya Stoltenberg, "Türkiye önemli bir NATO müttefikidir ve hiçbir müttefik böyle bir konuyu gündeme getirmedi, çünkü görüyoruz ki hepimiz bir diğerine bağımlıyız." yanıtını vermişti.

Zaten Türkiye'yi NATO'dan çıkaracak bir hukuk mekanizması mevcut değil. Bir NATO ülkesi diğer üye devletlerinin isteği ile NATO'dan çıkarılamıyor. Üye ülke çıkarılmak yerine NATO içerisinde pasifleştirme politikasına maruz kalabilir. Türkiye'nin NATO içerisinde olan jeopolitik konumu ve ordu gücü göz önüne alındığında böyle bir adımın atılması çok muhtemel değil.

Hazırlayan: Mehmet Emre Öztürk