“Bir dönem bu örgüte herkes gözlerini kapatmış, kulaklarını sağır etmiş”

“Bir dönem bu örgüte herkes gözlerini kapatmış, kulaklarını sağır etmiş”

Gazeteci ve yazar Toygun Atilla'nın FETÖ'nün geçmişiyle bugününü anlattığı kitabı "İFŞA" Kırmızı Kedi Yayınevi'nden çıktı. Atilla, CRI Türk'te Irmak Hekimoğlu'nun hazırlayıp sunduğu Pano'ya konuk olarak "İFŞA"yı anlattı.

"FETÖ'YÜ ENGELLEME ÇABASI BİLE OLMAMIŞ"

FETÖ'nün geçmişinden bahsederek başladığı kitabında Fetullah Gülen'in ilk olarak 1980'li yıllarda Burdur'da yakalanmasını anlatan Atilla, o dönemki ifadelerde FETÖ'nün devlet hakkındaki planlarının ortada olduğunun altını çizerek "FETÖ neden ve nasıl engellenemedi?" sorusunu şöyle yanıtlıyor:

 "Engellenemedi değil, müsaade edilmedi. Özellikle son 10 yıllık dönemde yaptığım araştırmalar sonucunda ben bunu anladım. Engelleme çabası bile olmamış. Türkan Saylan, Necip Hablemitoğlu, Hikmet Çetinkaya gibi bu örgütü fark eden insanlar var. Bunların yanı sıra TSK'da da bu örgüte işaret eden insanlar olmuş. Operasyonlarda yapılmış fakat önü alınmamış. Yani göz göre göre bugüne geldik."

"FETÖ'NÜN BU NOKTAYA GELMESİNDE GEÇMİŞTEN BUGÜNE BÜTÜN SİYASİ İKTİDARLARIN İHMALİ VAR"

Toygun Atilla, muhalefet partilerinin sıkça dile getirdiği "FETÖ'nün siyasi ayağının ortaya çıkarılmamasına" ilişkin eleştiriler hakkında da açıklama yaparak, "FETÖ'nün bu noktaya gelmesinde geçmişten bugüne bütün siyasi iktidarların ihmali, sorumluluğu var. İktidar, muhalefet fark etmeksizin söylüyorum, bir dönem herkes bu örgüte karşı gözlerini kapatmış, kulaklarını sağır etmiş. Bunun sonucunda da 15 Temmuz'a gelinmiş." ifadelerini kullandı. 

"ERGENEKON-BALYOZ OLMASAYDI 17-25 ARALIK VE 15 TEMMUZ YAŞANMAZDI"

Siyasi iktidarın FETÖ konusunda 15 Temmuz'u milat kabul ettiğini kaydeden Atilla, şöyle devam etti:

"Siyasi iktidar 15 Temmuz'u milat kabul ettiği için 15 Temmuz örneğini verdim. Fakat öncesinde 2006-2007 yıllarında Ergenekon, Balyoz, Şike, Odatv davaları var. Bu davaların hepsinde de FETÖ'nün parmağı var. Bir milat koyulması gerekirse bunların eylem tarihi olarak 2007 yılı konulmalıdır. Ergenekon- Balyoz operasyonları olmasaydı ne 17-25 Aralık ne de 15 Temmuz yaşanırdı. Bunlara cerrahi müdahalenin o zaman yapılması gerekiyordu."

"FETÖ YARGIYI ELE GEÇİRİNCE SİSTEMİ DE ELE GEÇİRDİ"            

Gazeteci Toygun Atilla, 17-25 Aralık sürecinden sonra AK Parti ve Fetullah Gülen arasındaki kırılmaya ilişkin de konuştu. "İktidarlar, ortaklık kabul etmiyor." diyen Atilla, "AK Parti hükümeti ile Fetullah Gülen arasındaki kırılma noktası aslında 2010'daki referandum oldu. Bu referandum da FETÖ mensupları yargıyı önemli ölçüde ele geçirdi. Yargıyı ele geçirince sistemi de ele geçirdiler. Türkiye'yi tek başlarına yönetmek istiyorlardı ve muhtemelen de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bundan haberi oldu. Erdoğan ne olacağını anladı ve bir hamle yaparak FETÖ'nün okullarını ve dershanelerini kapattı." açıklamasını yaptı. 

"FETÖ'NÜN HÂLÂ EN GÜÇLÜ OLDUĞU KURUM TSK"

"İFŞA"da FETÖ'nün şurası denilen 13 ismin hâlâ firari olduğuna dikkat çeken Atilla, "Bunlar ülke için ciddi bir tehdit oluşturuyor." diye konuştu.

Atilla, FETÖ'nün hâlâ en hâkim olduğu kurumun da TSK olduğunu vurgulayarak "15-20 bin FETÖ mensubunun TSK içinde olduğu devlet tarafından biliniyor. Onlar da şu an muhtemelen ne zaman gözaltına alınacaklarını düşünüyorlardır. Bunların hepsinin bir anda alınması mümkün olmayacağı için parça parça her gün haberlerde gördüğümüz gibi 300 kişi 400 kişi olarak gözaltına alınıyorlar." bilgisini paylaştı.

Haber/Röportaj: Irmak Hekimoğlu 

Video Link: https://www.youtube.com/embed/oB9Rd_w4mw4