“Artık özne değil nesneyiz”

“Artık özne değil nesneyiz”

Uyumsuz olmaktan korkar mısınız? Peki, insanlığa yön verenler, Edison, Tesla, Einstein ve daha birçok sanatçı ile bilim insanı çok mu uyumluydu?

Gazeteci-yazar Şafak Altun yeni kitabı "Uyumsuzlar"da insanlığa yön verenlerin hikâyeleri ile birlikte bu sorulara yanıt veriyor.

CRI Türk'te Irmak Hekimoğlu'nun hazırlayıp sunduğu Pano'ya konuk olan Altun, "Uyumsuzlar"ı şöyle tarif etti:

"Onlar, zamansızdır, yenilikçi fikirleri olan, cesur insanlardır. 'Uyumsuzlar' başta bizlere sıra dışı görünür. Fakat sonra anlarız ki insanlığa yön verenler aslında 'uyumsuzlar'dır. Onlar, çağın ilerisinde olurlar ve geleceği görürler. Uyumsuzlar sadece bilimde değil, sanatta, edebiyatta, müzikte her alanda karşımıza çıkabilir."

"UYUMLU OLMAK YENİ FİKİRLERİMİZİN ORTAYA ÇIKMASINI ENGELLER"

İnsanların çoğunlukla uyumsuz olmaktan çekindiğini dile getiren Altun, şunları söyledi:

"İnsanlar, uyumsuz olmaktan çekinir. Toplumun dışında kalmaktan, yalnız kalmaktan çekinirler. Bu yüzden de kendilerini baskı altına alırlar. Baskı altında olmak da yeni ve ilerici fikirlerin ortaya çıkmasını engeller."

"ÇOCUKLARIMIZI UYUMSUZ YETİŞTİRMELİYİZ"

Gazeteci- yazar Şafak Altun, "Uyumsuzlar"ı yazma ihtiyacının neden doğduğunu anlattı. "Araştırmalarım sonucunda insanlığa yön veren 'uyumsuzlar'ın çoğunun hakkının yendiğini gördüm." değerlendirmesini yapan Altun, Tesla ve Vecihi Hürkuş gibi isimleri örnek göstererek "Bizim onlara bir saygı, vefa borcumuz var. Onlar insanlığın gelişmesine büyük katkıda bulunmuş. Bizi uyumsuzluk ileri götürmüş. Ben de kendi kitabımda bir nevi vefa borcumu ödemiş oldum." diye konuştu. 

"Çocukları uyumlu mu-uyumsuz mu yetiştirmeliyiz?" sorusunu yanıtlayan Altun, çocukların yenilikçi fikirlerini özgürce anlatabilmeleri gerektiğini, eleştirilmekten ya da dışlanmaktan korkmadan çalışmalarına devam edebilmeleri için de biraz "uyumsuz" yetiştirilmelerinin önemli olduğunu ifade etti.  

"ARTIK ÖZNE DEĞİL NESNEYİZ"

Altun, Irmak Hekimoğlu'nun "Gelişen teknoloji, 'Uyumsuzlar' için bir avantaj mı yoksa dezavantaj mı?" sorusunu da cevapladı. Teknolojiyi doğru bir şekilde kullanmanın öneminden bahseden Şafak Altun, şunları aktardı:

"Teknolojinin ilaç ya da zehir olması kişiye göre değişir. Artık sosyal medyada yaptığımız yüz beğeniyle bize dair her şey öğrenilebiliyor. Tüm eğilimlerimiz, zevklerimiz belirlendikten sonra da bunlara göre reklamlarla ya da haberlerle karşılaşıyoruz, yönlendiriliyoruz. Bu da özneden çok nesne durumuna geldiğimizi gösteriyor. İnsanların bunun bilincinde olması lazım." 

"GELİŞEN TEKNOLOJİLER YENİ DİNLERE İHTİYAÇ DOĞURACAK"

Dijital dünyanın genişlemesiyle artık her şeyin sosyal medya üzerinden ilerlediğini söyleyen Altun, "Sürekli değişen ve gelişen bir dünyada yaşıyoruz. Sosyal medya artık her şeyimizi belirliyor. İnsan ilişkilerimiz bile sosyal medya üzerinden ilerliyor. Bu değişim devam ettikçe de insanın anlam arayışı değişiyor. Star Wars filminden sonra 'Jedizm' dinini araştıranlar buna bir örnek. İnsanlar anlam arayışlarını doldurmak istedikçe gelişen teknolojiler de yeni dinlere ihtiyaç doğuracak." açıklamasını yaptı.

Haber-Röportaj: Irmak Hekimoğlu