Akın Özçer, TÜRK-ABD İlişkilerini CRI TÜRK'e Değerlendirdi

Akın Özçer, TÜRK-ABD İlişkilerini CRI TÜRK'e Değerlendirdi

Emekli diplomat ve yazar Akın Özçer, CRI TÜRK FM'de yayınlanan 'Manşet' programında YPG ile krizin ne kadar süreceğini ve ABD ile Türkiye'nin daha ne kadar restleşmeye devam edebileceğini değerlendirdi.

Akın Özçer, DAEŞ'in Irak ve Suriye'ye girerek, bazı yerleri işgal edişiyle bir takım soru işaretlerinin ortaya çıkmış olduğunu, bu silahlı destek ile Suriye ve Irak'ı kapsayan belirli bir yapılanma sonucunda, toprak bütünlüklerinin bozulacağının anlaşıldığını belirtti. Tam olarak planların tamamı henüz netleşmemiş olsa bile, bu yönde planlı bir ilerleme olduğunu tahmin ettiğini söyleyen Özçer, "Bunlar da Türk – ABD ilişkilerine aykırı gelişmelerdir vurgusunu yaptı. NATO'ya bakıldığında, NATO'nun tüm bölgelerinin toprak bütünlüklerine karşı saldırıların bertaraf edilmesi söz konusudur. Ancak soğuk savaş dönemi öncesinde, Varşova Paktı döneminde, işlevi varken, Berlin duvarının yıkılmasından ve Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra bu işlevini yitirdiği görülüyor" dedi.

NATO'nun başka bir rolü var anlaşılan, ama üye devletlerin toprak bütünlükleri Türk-Amerikan ilişkilerini olumsuz yönde etkilemekte. Bunun yanısıra, devletlerarası ilişkiler hakkında halkın bakışının da değerlendirilmesi önemlidir diyen Akın Özçer, ABD'nin, ilk baştan beri gerek Latin Amerika'da gerekse Türkiye'de, belirli askeri darbelerle istediklerini yaptırdıklarını biliyoruz. Ama halkın daha bilinçlendiği bir konjonktürde olunduğu için, Türk-Amerikan ilişkilerinin hiçbir zaman eskisi gibi olmayacağını düşündüğünü, devletlerarası ilişkilerin iyileşerek belirli bir düzeye gelmesinin mümkün olacağını ancak, ABD'nin içimize ektiği ve toplumu saran güvensizlik nedeniyle, ilişkilerin eskisi kadar iyi olmayacağından emin olduğunu dile getirdi. Özçer, Bu durumun, bizden sonraki kuşakları da kapsadığını, mesela bugün 15 yaşının üzerinde olan kişilerin kafasında oluşan ABD imajının, ikinci Dünya Savaşı ertesindeki ABD imajından çok farklı olduğunu da belirtti.

Suriye'de PYD – YPG unsurlarının kontrolündeki Afrin bölgesinden, Türkiye tarafına ateş açılması üzerine Türk topçusu anında misliyle karşılık verdi. Akın Özçer, Afrin'de olanları değerlendirirken, bir yandan da Afrin'in Türkiye için önemini aktardı.

Emekli diplomat ve yazar Özçer; Afrin, Hatay'ın sınırında Türkiye'yle çok içiçe olan bir bölgedir. Burada ABD ile Avrupa Devletleri'nin müsamahalı yaklaşımlarından cesaret alan PYD'nin düşmanca girişimleri, toprak bütünlüğümüz açısından tehlikeli gelişmeler. Fırat Kalkanı operasyonuyla, Afrin bölgesi daha batıda kaldı ve Afrin; Fırat Kalkanı'nın özgürleştirmiş olduğu alan arasında sıkışmış vaziyette, sadece güneyden Suriye'ye bir çıkış kapısı mevcut. Eğer İngiltere, Rusya ve İran'la yapılan anlaşma sonucunda İngiltere'nin TSK'ya yerleşmesi söz konusu olduğunda arada sıkışmış kalacak ve bu tür düşmanca hareketlerin kendisi açısından tehlikeli göründüğü değerlendirmesinde bulundu. Özçer, Türkiye'nin planını kesin olarak bilmemekle beraber, gerekirse tabii ki toprak bütünlüğünü korumak için orada da bir operasyon yapılabileceğini, ancak bunu daha ileriye götürebilmek için Rusya'nın etki alanında olduğundan, Rusya'yla bir anlaşma yapmamız gerekeceğini de ifade etti.

Nasıl bir Suriye planlanıyor?

Emekli diplomat ve yazar Akın Özçer, Suriye'de her geçen gün değişen bir planlama söz konusu… Öncelikle, toprak bütünlüğünün olmadığı bir Suriye planlanıyor. Petrol hatlarını güvenceye almak için önce kuzeyden bir koridor vasıtasıyla Akdeniz'e açılarak Kerkük ve Musul petrolünü oraya taşıma planından söz ediliyor, daha sonra Rakka'nın güneyinden daha önce de İsrail'e giden bir hattın yeniden canlandırılmasından bahsedildiğini belirterek, Kuzeyde izin vermeyeceğimizi söylediğimize göre, belki de güneyden yine PYD'nin kontrolünde bir birim oluşabilir. Tüm bunlar zaman içinde sahadaki duruma göre ortaya çıkacak ama Suriye'nin yanısıra Irak için de toprak bütünlüğünün olmayacağını düşündüğünü belirterek sözlerini noktaladı.