ABD tartışıyor: Türkiye'yi kim kaybetti?

ABD tartışıyor: Türkiye'yi kim kaybetti?

Rusya'dan yapılan S-400 teslimatında ilk bölümün tamamlanması Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki ilişkinin yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Amerika'nın ünlü dış politika dergisi Foreign Policy'nin yayımladığı makalede Türkiye'nin S-400 teslimatı "Geçilmemesi gereken köprü" olarak yorumlandı.

Çin Halk Cumhuriyeti'nin 1949 yılında kurulmasıyla ABD Dışişleri Bakanlığı'nda başlayan "Çin'i kim kaybetti?" tartışmasını hatırlatan Foreign Policy bu kez "Türkiye'yi kim kaybetti?" başlığını tercih etti.

"TÜRKİYE ESKİ BAĞLARINI ATIYOR"

Makalede Türkiye'ye ilişkin "Soğuk Savaş'ın ilk günlerinden beri az ya da çok Amerika'nın önderlik ettiği dünya düzenine bağlıydı. Şimdi, eski bağlarını atıyor." ve "Türkiye, NATO'nun resmi bir müttefiki ancak arkadaşımız mı? Ne ortağımız ne de düşmanımız." ifadelerinin kullanılması dikkat çekti.

Keith Johnson ve Robbie Grammer imzasını taşıyan makalede S-400 sevkiyatının Ankara ve Washington hattındaki gerilimin son halkası olduğuna dikkat çekildi. Türkiye ile Amerika arasındaki karşılıklı güvensizliğin ve şüphenin kaynağı olarak Körfez Savaşı, ABD'nin Irak'ı işgali, Suriye'deki gelişmeler ve 15 Temmuz başarısız darbe girişimi gibi bir dizi olay gösterildi.

"UÇURUM HALİNE GELECEK ÇATLAK"

Foreign Policy'nin makalesinde Soğuk Savaş sonrası iki ülke arasındaki ilk gerilimin Körfez Savaşı sırasında yaşandığı aktarıldı. 1990 ve 1991 arasında yaşanan savaş "(Türkiye ve ABD) arasında daha sonra uçurum haline gelecek çatlak" olarak tanımlandı.

Dönemin ABD Başkanı George Bush'un Irak'ın kuzeyinde uçuşa yasak bölge ilan ettiğini hatırlatan dergi, Türkiye'nin terör örgütlerinin devletleşmesinden endişe ettiğini yazdı. Makalede ayrıca Ankara'nın bu endişesinin 2003 Irak savaşı ile giderek belirgin hale geldiği ve Amerika'nın Türkiye'nin müdahalesine karşı önlem aldığı belirtildi.

TARAFLARIN ÖNCELİKLERİ FARKLI

Amerika merkezli dergi, Türkiye'nin meclis oylaması neticesinde Irak işgaline destek vermediğine işaret ederek bunun Beyaz Saray'da hayal kırıklığı yarattığını ileri sürdü. Dergiye konuşan Eski Pentogon yetkilisi ve NATO uzmanı Jim Towsned "Türk hükümeti biz Irak'ı işgal etmeden saatler önce bize gelip 'Sizinle oynamıyoruz' dedi. Türkler, Pentagon bürokrasisi ve ordu içinde bizi kandırıyormuş gibi görüldü." ifadelerini kullandı.

Dış İlişkiler Konseyi (CFR) uzmanı Nicholas Danforth da Foreign Policy'e yaptığı açıklamada "Türkler, ABD'yi Irak'ı işgal etmenin ülkelerinin istikrarını bozacağı noktasında uyardı ve öyle oldu. Biz ise Türklere önceliklerimiz farklıydı dedik." değerlendirmesinde bulundu.

Irak işgali sırasında 11 Türk askerinin başına çuval geçirilmesi hadisesine değinilen makalede "Türkiye'de hâlâ acı bir şekilde hatırlanan 'başlık olayı', ABD tarihlerindeki Irak savaşı bölümünde dipnot olarak kaydedildi." yorumu yapıldı.

KİLİT ALAN: SURİYE

Amerika'nın Suriye krizinde de Türkiye'nin güvenlik kaygılarını dikkate almadığının altını çizen Foreign Policy, Pentagon'un terör örgütü IŞİD'le mücadele adına bir başka terör örgütü YPG'ye destek verdiğini yazdı.

Suriye sahasında yaşananları Foreign Policy'e yorumlayan Eski ABD Başkanı Barack Obama'nın Ortadoğu Danışmanı Robert Malley "Kilit alan Suriye. Amerika'nın Türkiye'nin eylemsizliğine duyduğu kızgınlık ve Türkiye'nin YPG'yi desteklediği için Amerika'ya duyduğu öfke ile katlandı." diye konuştu.

Aynı zamanda Uluslararası Krizi Grubu'nun yöneticiliğini yapan Malley, Amerika'nın Türkiye'yi sakinleştirmek yerine ona karşı adımlar attığını söyledi.

"TÜRKLER ABD'NİN DARBEDE ROLÜ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR"

Geçen hafta yayımlanan makalede Türk- Amerikan ilişkilerinin bir başka dönüm noktası olarak 15 Temmuz başarısız darbe girişimi gösterildi. "Türkiye'dekilerin çoğu ABD'nin darbede bir rol oynadığını ya da bunun önceden bildiğini düşünüyor." denilen makalede kalkışmayı ilk kınayan kişinin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin olduğunun altı çizildi.

Makalede 15 Temmuz'un ertesinde ivme kazanan Ankara ve Moskova yakınlaşması ise "Türkiye, Rusya'dan gelişmiş silah sistemleri alırken aynı zamanda Rusya'nın Karadeniz kıyılarından Kuzey Avrupa'ya uzanması planlanan Türk Akımı projesi gibi enerji sektöründe de Moskova'ya yakınlaşıyor." ifadeleri ile özetlendi.

"NATO İÇİNDE ASKERİ ANLAŞMAZLIK"

Çok sayıda Amerikalı ve Türk uzmanların demeç verdiği makalenin son bölümünde tekrar S-400 tartışmasına geri dönüldü. Eski Pentagon yetkilisi Townsend, Mürted hava üssüne inen S-400'lerin NATO'ya etkisini şöyle değerlendirdi:

"Burada farklı olan şey şu: NATO içindeki anlaşmazlıklar bu zamana kadar siyasi olmuştur ancak şimdiki anlaşmazlık askeri. İlk kez bir devlet siyasi olmanın ötesinde bir şey yaptı. Bu ittifakın güvenliğini riske atabilir."

CRI TÜRK DIŞ HABERLER SERVİSİ