ABD ile anlaşmanın süresi dolarken Erdoğan Rusya'da

ABD ile anlaşmanın süresi dolarken Erdoğan Rusya'da

 "Amacımız, Rusya ile bu konularda makul ve herkes tarafından kabul edilebilir bir uzlaşmaya varmaktır."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 18 Ekim'de dile getirdiği beklentinin hayata geçip geçmeyeceği bugün Rusya'nın Soçi kentinde ortaya çıkacak. 9 ay içerisinde 7 kez yüz yüze görüşen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye konulu 8. zirve öncesinde de ortak bir anlayış zemini için kurmaylarını seferber etti.

BAŞ DÖNDÜREN GÖRÜŞME TRAFİĞİ

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkan Yardımcısı Mike Pence başkanlığındaki Amerikan heyeti Erdoğan'la görüştüğü sırada Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal da Putin'in Suriye Temsilcisi Alexander Lavrentiev, Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Verşinin ve Savunma Bakanlığı yetkililerinden oluşan Rus heyetiyle görüşüyorlardı.

Lavratiyev, Ankara'nın ardından Adana Mutabakatı'nın garantörü olan İran'a geçti ve temaslarını Suriye'nin başkenti Şam'da tamamladı. Tarafların temasları sonrası açıklama yapan Putin'in yardımcısı Yuri Uşakov "Biz genel olarak Türk hükümetinin ABD ile müzakeresinin sonuçlarına olumlu bakıyoruz." ifadesi ile Ankara ve Moskova hattındaki son durumu özetledi.

Benzer şekilde Rus basını da Soçi Zirvesi'ne dair ağırlıklı olarak olumlu yorumlara yer verdi. Türkiye ve Amerika'nın mutabakatın Moskova'ya fırsatlar sunduğu düşünen Rusya Dış İlişkiler Konseyi'nden Kiril Semanov, YPG'nin varlığı ve İdlib krizinin çözümü için iki ülkenin anlaşabileceğini vurguladı. Küresel İlişkilerde Rusya dergisinin baş editörü Fyodor Lukyanov da Türkiye'nin güvenli bölge planına göz yuman Kremlin'in bunun karşılığında İdlib'de tam egemenlik isteyeceğini savundu.

İDLİB'DEN MERSİN'E ORADAN LİBYA'YA GEÇTİLER

CRI Türk Türkiye'ye konuşan Moskova Devlet Üniversitesi Asya ve Afrika Çalışmaları'ndan Dr. Mehmet Perinçek ise Türkiye'nin hali hazırda İdlib'de attığı adımların Barış Pınarı operasyonunu kolaylaştırdığını söyledi. Dr. Perinçek, bu bağlamda şu ifadeleri kullandı:

"27 Ağustos Moskova buluşması 16 Eylül'de ise Ankara zirvesinin ardından Türkiye, İdlib'de bulunan silahlı unsurları bölgeden taliye etmeye başladı. Bu unsurlar Mersin Limanı üzerinden Libya'da Sarrac'ın yanına gönderildi. Libya Suriye'ye nazaran öncelikli konu olmadığı için Rusya bunu "kötünün iyisi" olarak değerlendirdi. Rusya, İdlib'de bu adımlardan sonra Barış Pınarı harekâtına onay vermiş oldu. İdllib ve Fırat'ın doğusu Moskova için birbirine bağlı, adeta ikiz kardeştir. Rusya bu süreci daha tutarlı olarak götürmek, İdlib'deki radikal unsurların Libya'ya gönderilmesi ılımlı aktörlerin ise silah bırakarak Suriye'ye entegre olmasını talep ediyor."

TARAFLARIN GÜVENLİK KAYGILARI GİDERİLECEK

ABD birliklerinin Suriye'den ayrılmasını Ankara, Moskova, Tahran ve Şam yönetimleri için "bulunmaz nimet" olarak niteleyen Perinçek, her iki tarafın güvenlik kaygılarının giderileceği bir anlaşmanın mümkün olduğunun altını çizdi.

Türkiye, Karkamış'tan başlayarak Irak sınırına kadar uzanan 44O kilometrelik (km) hattın terör unsurlarından temizlenmesini talep ederken Amerika ile varılan güvenli bölge mutabakatı ise Tel Abyad ve Resulayn arasındaki 12O km uzunlukta ve 30 km derinliği kapsıyor. Geri kalan hattın Suriye ordusu kontrolü geçmeye başladığını belirten Dr. Perinçek," Moskova ve Ankara, Şam'ın yeniden Ayn el Arap'daki kontrolünü yani yeniden Türkiye'nin sınır komşusu olmasında anlaşacaktır." dedi. Perinçek "Rusya, Suriye'ye Türkiye'nin operasyonun kendisinin toprak bütünlüğünü tehdit etmediği, kalıcı olmayacağının garantisini verirken Ankara'yı ise Suriye ordusunun kontrol sağladığı yerlerde PKK/PYD unsurlarını temizleyeceği noktasında tatmin edecek." diye ekledi.

Amerika ile varılan ve operasyonlara 120 saat ara verilmesini öngören mutabakatın bugün saat 22:00'da biteceğini anımsatan Perinçek konuşmasını şu ifadelerle sonlandırdı:

"Putin ve Erdoğan'ın görüşmesi Türkiye'nin operasyonlara verdiği 5 günlük aranın son gününe denk geliyor. Bu da Suriye meselesinde son noktayı Astana ülkelerinin koyacağı anlamına geliyor. Bu 5 günlük süre içinde Amerika verdiği sözleri tutmadığı için Türkiye meşru bir zemine oturmuş durumda. Rusya ile iş birliğini dünya kamuoyuna açıklama noktasında şans elde etmiş buluyor."

Haber: Gökhun Göçmen