“ABD, Çin'in gelişmesini engellemek için yerel olayları karıştırıyor”

“ABD, Çin'in gelişmesini engellemek için yerel olayları karıştırıyor”

Akademisyen ve yazar Erol Manisalı, Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 70. yıl dönümünde CRI Türk Türkiye'ye özel açıklamalarda bulundu.

Manisalı, Çin'in 70 yılda ekonomi, siyaset ve teknoloji alanlarındaki gelişiminin yanı sıra Amerika Birleşik Devletleri (ABD) - Çin ticaret savaşı ve Hong Kong'daki protestolara ilişkin de konuştu.

"ÇİN, ABD'NİN ÖNCÜLÜK ETTİĞİ BATI KAPİTALİZMİNİN ADETA KULLANICISI HALİNE DÖNÜŞTÜ"

Çin'in kuruluşundan bu yana geçen 70 yılda ekonomik ve siyasi anlamda büyük bir gelişme kaydettiğini ifade eden Manisalı, Çin'in kuruluş yıllarında Doğu Asya- Güney Doğu Asya'daki iç savaşlar ile Batı Bloğu'nun Çin ve Sovyet Birliği'ne karşı yürüttüğü savaşların, en başta Çin'i ekonomik olarak çok zora soktuğunu vurguladı. Manisalı, Çin'in 1980'li yıllardan itibaren gelişmeye başladığını dile getirerek şöyle konuştu:

"Çin, özellikle 1980'li yıllardan itibaren yani İkinci Dünya Savaşı'ndan çok zaman sonra ve Sovyetler Birliği'nin durumu da değiştikten sonra büyük gelişme kaydetti. Çin, ABD'nin öncülük ettiği batı kapitalizminin adeta kullanıcısı ve ondan yararlanan dev devlet haline dönüştü."

"SOSYALİST REJİM ÇİN'E MALİYET KONUSUNDA BÜYÜK AVANTAJ SAĞLADI"

Erol Manisalı, Çin'in ilerleyişindeki en önemli faktörün "Kontrollü Sosyalist/Komünist rejim" olduğunu söyledi. Rejimin, Çin'e maliyet konusunda büyük avantajlar sağladığını kaydeden Manisalı, Çin'in bu maliyet avantajını uluslararası ekonomide büyük ölçüde kullandığını belirtti. Batı dünyasının büyük gelişmiş sermaye devletlerinin de Çin'in bu avantajlı maliyet konumundan faydalandığının altını çizen Manisalı, bu devletlerin Çin'e büyük yatırımlar yapmaya başladığı yorumunda bulunarak "Dolayısıyla Çin batının sermayesinden faydalanmaya başlayarak dış ticaretini geliştirdi." dedi.

"ÇİN, AVRUPA BİRLİĞİ VE ABD'Yİ FİNANSE EDER DURUMA GELDİ"

Manisalı, "Çin 1990'lı yıllardan itibaren sermaye birikimini üst düzeye çıkararak Avrupa Birliği (AB) ve ABD'yi finanse eder duruma geldi. Çin, finans piyasasının odağı haline geldi. Böylece Çin batı kapitalizminin ayrılmaz bir parçası oldu." diye konuştu.

Çin'in son 70 yılda göstermiş olduğu gelişimle dünyadaki rollerin de değişmeye başladığı değerlendirmesinde bulunan Manisalı, "Hatta son Davos toplantısında ABD, Trump rejimiyle müdahaleci duruma geçerken Çin açılma politikasıyla Batı kapitalizminin adeta yeni önderi konumuna geldi. Roller değişti." ifadelerini kullandı. 

Çin'in ekonomik ve teknolojik açıdan da çok avantajlı konumda olduğunun altını çizen Manisalı, Çin'in bu alanlarda ABD ile başa baş konuma geldiğine dikkat çekerek şunları kaydetti:

"ABD'nin 1973 yılında başlattığı Washington Uzlaşması Sözleşmesi ile kendine bir kapitalist önderlik rolü verdiği konumuna bugün Çin gelmiştir. Dolayısıyla Çin 70 yıl içinde içerideki sosyalist rejimiyle Batı kapitalizminin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Çin, birkaç yıl sonra da bu durumu domino eder hale dönüşecektir."

"ABD, ÇİN'İN GELİŞMESİNİ ENGELLEMEK İÇİN YEREL OLAYLARI KARIŞTIRIYOR"

Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nde son dönemde meydana gelen protestolara ve şiddet eylemlerine de değinen Manisalı, "ABD Çin'in gelişmesini engellemek için hem Güney Doğu Asya'da hem de Orta Doğu'da Çin'in yolunu askeri araçlarla ve yerel olayları karıştırarak kesmeye çalışmaktadır. Ancak bunlara rağmen özellikle son 25 yılın gelişmeleri göz önünde bulundurulursa Çin başarılı bir şekilde ilerleme konumundadır." açıklamasını yaptı. 

"ABD, ÇİN'İN KUYRUĞUNA BASARSA BUMERANG GİBİ KENDİSİNE DÖNER"

ABD-Çin arasındaki ticaret savaşına dair de görüşlerini aktaran Erol Manisalı, ABD'nin Çin'in kuyruğuna fazla basamayacağını basarsa da bunun bumerang gibi kendine zarar veren noktaya döneceğini bildiğini belirterek ABD'nin ticaret savaşını Çin'in gelişmesini engellemek için kullanamayacağının vurguladı. Manisalı, "ABD, bu zamana kadar Çin'in gelişmesini siyasi ve askeri araçları kullanarak engellemeye çalışmıştır. Ticaret savaşında ABD'nin kazanma olasılığı zayıftır." görüşünü paylaştı.

Haber/Röportaj: Irmak Hekimoğlu