ABD-Çin İlişkileri ve Kuzey Kore Liderinin Beijing Ziyareti

ABD-Çin İlişkileri ve Kuzey Kore Liderinin Beijing Ziyareti

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Çin ve ABD'nin orta seviye ticaret müzakerecileri arasında yapılan görüşmelerin arasında, Xi ile görüşmek üzere geçen salı trenle Beijing'e geldi.
Çin hükümeti olayların bağlantısız olduğunu söylese de Kim'in sürpriz ziyareti, iki gücün bir anlaşmaya varamamasının, Trump yönetiminin, Kuzey Kore'nin nükleer silahlardan arındırılması da dahil olmak üzere, diğer hedeflerini gerçekleştirmesinin zorlaşacağını gösteren önemli bir hatırlatıcıydı.
Salı günü sona ermesi planlanan ticaret müzakereleri, çarşamba gününe kadar uzatıldı. İki taraf, daha yüksek Amerikan vergilerinin uygulanmasıyla sürecek ticaret savaşının başlayacağı tarih olarak gösterilen 2 Mart'tan önce bir anlaşmaya varmak için çaba sarf ediyor.
Kim'in bu ziyareti Çin'in, ABD ile arasındaki anlaşmazlığı bir an önce çözüme kavuşturmak için yol aradığının en net işaretiydi. Trump'ın Kuzey Kore'ye azami baskı uygulamak için yaptırım kullanmak şeklindeki kilit stratejisi, Kuzey Kore'nin dış ticaretinin yüzde 90'ından fazlası Çin'den geçtiğinden ve zaman zaman Çin'den de finanse edildiğinden, Çin'in iş birliğine dayanıyor.
Kuzey Kore konusunda uzman olan ve Washington merkezli Ulusal Çıkar Merkezi'nde savunma çalışmaları direktörü olan Harry J. Kazianis, ABD ve Güney Kore'ye atıfta bulunarak "Kim, Trump yönetimine Washington ve Seul'un sunabileceği şeylerin yanı sıra, diplomatik ve ekonomik seçeneklerinin olduğunu hatırlatmak istiyor" dedi.
Kazianis, Kim tarafından Beijing'e yapılan bu seyahatin, Washington'ı yaptırımlarına devam etmesi halinde ülkesinin çıkarlarını savunmanın "yeni bir yolunu" bulmakla tehdit ettiği Yeni Yıl Günü konuşmasının ardından geldiğine dikkat çekti.
Kim, haziran ayında Trump ile Singapur'da yaptığı ilk görüşmede söz verdiği üzere, Kuzey Kore'nin nükleer olarak silahlandırılmasının tamamlanması için çalışmaya devam ediyor.
Ancak Kim hükümeti, nükleer olarak silahsızlandırılmanın aynı zamanda Washington'un nükleer yetenekli stratejik silahları ve Güney Kore'yle ortak askeri tatbikatlarını içeren tüm Amerikan nükleer tehditlerinin yarımadadan ve çevresinden uzaklaştırılmasını da içermesi gerektiği konusunda ısrar ediyor.
Ayrıca yine geçen hafta ABD ve Çinli müzakerecilerin Beijing'de iki gün boyunca yaptıkları görüşmelerde de iki ülke arasındaki gerilimlerin çözülmesiyle ilgili büyük ilerleme kaydedildiği belirtildi. ABD ve Çin, ABD mal ve hizmet alımları ile Çin'deki pazarlara erişimin yaygınlaştırılması alanları başta olmak üzere, ticaret konularındaki farklılıklarını daraltma konusunda ilerleme kaydetti.
Beijing'de iki gün süren görüşmelerde, her iki taraftan insanların verdikleri bilgiye göre, ABD ve Çinli müzakereciler taahhütlerin nasıl yerine getirileceğini tartıştılar.
Yine görüşmelere ilişkin ayrıntılı bilgiye sahip olan kişilerin verdikleri bilgiye göre, Trump yönetiminin ticaret şahinleri, Çin'in tekliflerinin yetersiz olduğu görüşündeler.
ABD'nin ticaret şahinleri, fikri mülkiyet korumasını geliştirmeye, devlet sübvansiyonlarını sınırlandırmaya ve Amerikan şirketlerine Çin'e değerli teknolojiyi devretme konusunda baskı yapmayı durdurma sözleri olarak nitelendirdikleri şeylere daha fazla ayrıntı eklemeleri hususunda Çin'i zorluyor.
Müzakereler salı günü Beijing saatiyle 21.00'da sona erdiğinde, ABD Başkanı Trump "Çin'le görüşmeler çok iyi gidiyor" şeklinde bir tweet paylaştı. Görüşmelerin detaylarını bilen bir Çinli yetkili de konuşmaları yapıcı olarak nitelendirdi.
İki ülkenin ticaret gerilimleri küresel pazarları sarstı ve iki güç arasındaki giderek artan rekabete yeni, acı bir boyut ekledi. Her iki taraf da bu hafta kabine düzeyindeki yetkililer arasında, muhtemelen Washington'da olacak olan bir sonraki müzakereleri planlamak için yeterince ilerleme kaydettiğine inanıyor.
Trump yönetimi, komisyonculuk, bankacılık ve sigorta hizmetlerinin yanı sıra, ABD'nin çoğunlukla tarımsal ve enerji ürünlerinin ek alımları için ne kadar zorlanabileceği konusunda bölünmüş durumda. Böyle bir ticareti teşvik etmek, Trump'ın, büyük ölçüde Çin lehine olan ikili ticaret dengesizliği konusundaki endişelerini giderirdi. ABD Hazine Sekreteri Steven Mnuchin, Çin'in 1,2 trilyon dolar değerindeki ABD mal ve hizmetini satın alma taahhüdünden bahsetti, ancak alımlar için spesifik bir zaman belirtmedi.
Öte yandan, Çin ticaret görüşmelerinde başı çeken ve yardımcısı Beijing'deki ABD ekibine liderlik etmiş olan ABD Ticaret Temsilcisi Robert Lighthizer, daha fazla alım yapma ihtimalini düşürdü. Bunun yerine, Çin'in yerel şirketlerine yaptığı sübvansiyonlar ve fikri mülkiyetin korunması gibi yapısal konulara odaklanıyor. 
Enformatik Teknoloji Endüstri Konseyi İcra Başkan Yardımcısı Josh Kallmer, önerilen yeni bir yabancı yatırım yasasının teknik transferle ilgili politika ve uygulamalarda yapılan değişikliklerin temeli işlevi görebileceğini söyledi. Beijing yakın zamanda, Çin'de faaliyet gösteren yabancı firmaların politikalar ve uygulamalar hakkındaki bazı şikayetlerini ele alma sözü veren bir yasa tasarısı yayınladı.
ABD-Çin ilişkilerini incelemek için oluşturulan panelin bir üyesi olarak yönetime danışan Michael Wessel, başarıya dayalı ölçütler ve otomatik uygulama mekanizmaları ile ilgili belirli taahhütlerin başarılı olabilmeleri için herhangi bir anlaşmanın parçası olmak zorunda olduklarını söyledi.
Beijing'de pazartesi günü başlayan müzakereler, Trump ve Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in Arjantin'de 1 Aralık'ta yaptığı görüşmeler sırasında ilan ettikleri vergi ateşkesi kapsamında yapıldılar.
Trump yönetimi, 1 Mart'ta tam bir ticaret anlaşması yapılmazsa, 200 milyar dolarlık Çin malının tarifelerini yüzde 10'dan yüzde 25'e çıkaracağını açıkladı.
Zayıflayan bir ekonomide ticaret anlaşmazlığını çözmeye istekli olan Çin, ABD ticaret taleplerini karşılamak için çabalarını artırıyor. Kısa süre önce ABD yapımı otomobiller ve otomobil parçaları üzerindeki cezai tarifeleri kaldırdı, Amerikan soya fasulyesi alımlarını yeniledi ve Trump yönetimi tarafından korumacı olarak eleştirilen sanayi politikasını değiştirmeye başladı.
Salı günü, Çin'deki Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, ABD'deki tarım firmalarının Çin'e daha fazla biyoteknoloji tohumu satma yolunu açarak, genetiği değiştirilmiş beş çeşit ürün ithalatını onayladığını açıkladı.
Salı günü yayınlanan bu onay listesinde, DowDuPont Inc., BASF ve Syngenta AG'nin ürettiği mısır ve soya fasulyesi yer alıyor. Bu adımın, ABD tarım endüstrisine, bazı durumlarda Çin'den yıllarca onay bekleyen biyoteknoloji tohumlarının birikiminin temizlemesinde yardımcı olması bekleniyor.
Kaynak: The Wall Street Journal