Pekin Operası Öyküleri

Pekin Operası Öyküleri

Geleneksel olarak Çin kültürünün bir kuşaktan diğerine aktarılmasında Pekin Operası büyük rol oynuyordu. Çoğu öykü iki kategoriye ayrılır: wen "sivil", lirik aşk hikâyelerine ve wu "askeri", kahramanlık öykülerine dayanır. Genellikle muhteşem akrobasi gösterilerine yer verilir.

Pekin Operası'ndaki hikayelerinin çoğu, Çin tarihi, din, evrenbilim, edebiyat ve efsanelerden gelmektedir. Tipik bir Pekin Opera'sında dört ya da beş tane iri kıyım şarkıcı, ağaçların altında durarak, hüzünlü bir aşk hikayesini canlandırır. Genellikle hikâyenin içinde ahlakî bir mesaj vardır. Bazı geleneksel Pekin Operaları, yedi saatten uzun sürer.

Çin'in en ünlü operalarından biri olan Hua Deng'in konusu, Romeo ve Juliet'e benzer. Operadaki çift birkaç kez buluştuktan sonra, evlenemeyeceklerini anlarlar. Bunun üzerine kadın karakter intihar eder ve adam da onun mezarında hüzünlü bir şarkı söyledikten sonra kendini öldürür.

Pekin Operaları'nın konuları çoğu zaman doğal afetler, isyan ve peri masallarından esinlenmiştir. Popüler operalardan "Havoc in Heaven"da, tanrılar tarafından yakalanmaya çalışılan akıllı bir Maymun Kralı anlatırken, "The Water Margin"; ölümlü sevgilisini özleyen bir hayalet hakkındadır ve "Assassinating the Tiger General", sevgilisinin ölümünün intikamını almak için bir generali baştan çıkararak, onu sarhoş ederek öldüren ve ardından intihar eden bir cariyeyi anlatır.

PEKİNG OPERA'SINDA SAHNELEME YÖNTEMLERİ

Pekin Operası'nda gösteriler, gerçekçi olmayan, oyuncular tarafından yaratılan, sembolik sunumlara dayanır. Pekin Operası'nda sahne, genellikle beden dili ve sözlü ipuçlarıyla bir ormandan bir saraya dönüşebilen boş bir alandır.

Geleneksel olarak, üç tarafı seyirciye bakacak şekilde ileriye doğru uzanan yükseltilmiş bir platform, opera sahnesi olarak kullanılır. Sahnenin arkasında, fon perdesinden sahne arkasına açılan iki perde vardır ve bunlardan soldaki giriş, sağdaki ise çıkış için kullanılır. Girişlerini yaparken, oyuncular "Ben bencil biriyim" ya da "ben öksüz bir çocuğum" gibi kendi karakter özelliklerinden bazılarını söylerler.

Girişten hemen sonra karakterler, dramaya ve hayal dünyasına sıçrar. Sözler ve özellikle hareketleriyle, çevreyi yaratırlar. Örneğin, itme ve çekme jestleri, bir kapı veya pencereyi açıp kapattığını gösterir, bir şeyin üzerinden atlama hareketi ile bir eşikten ya da su birikintisi üzerinden atlandığı anlaşılır. Bazen stilize bulutlar, dağlar ya da örneğin şehir kapısı gibi bez veya karton üzerine boyanmış gerekli görsel öğeler aktör ya da sahne asistanları tarafından taşınır. Bayraklar hızla sallandığında, izleyicilere korkunç bir fırtınayı simgeler.

Pekin Opera'sı sahnesinde gerekli olanlar, bir masa ve birkaç sandalyeden ibarettir. Çevrelerindeki boşluk, bir mahkeme salonu, işyeri, saray olabilir. Mekânı, ipek örtülerle yaparlar. Örneğin, ipekli sandalye örtüleri ve masa örtüsü bir ejderha desenine sahipse, sahne bir imparatorluk sarayında yer alıyor ancak kapaklar yeşilimsi veya orkide desenli mavi ise, bir akademisyenin çalışma alanıdır…

Hazırlayan: Özlem Arıkan Serbez