Mehmet Güleryüz'ün Yeni Sergisi Paris'te Açılıyor

Mehmet Güleryüz'ün Yeni Sergisi Paris'te Açılıyor

Çağdaş Türk sanatının önde gelen isimlerinden Mehmet Güleryüz, Kasım 2018'de Paris'teki "İçeriden" adlı sergisinin ardından bugün yeni sergisiyle Paris'te sanatseverlerin karşısında. İlk olarak 70'li yılların başında Türk devletinin bursuyla İstanbullu bir öğrenci olarak geldiği ve 68 Mayıs sonrasının özgürlükçü kaynaşmasına kapıldığı Paris şehrindeki serginin adı "Sızlanmalar Bahçesi".

Sergi Nasıl Ortaya Çıktı?

Güleryüz, öğrencisi olduğu Beaux-Arts polis tarafından kapatılınca okul arkadaşlarıyla birlikte Luxembourg Bahçesi'ne sığınır. Bu kısa şenlikli ortam çevik kuvvetin bahçeye saldırısıyla sonlanır. Bir diğer yer, sık sık oğluyla birlikte gezintiye çıktığı, içler acısı haldeki hayvanlarıyla birlikte Bitkiler Bahçesi'dir.

Bu deneyimler aynı dönemde ülkesinden gelen askeri darbe haberiyle birleşir ve bunun sonucunda askerlerin tutsak hayvanlarla dolu bir hayali bahçeye baskın yaptıkları "Sızlanmalar Bahçesi" başlıklı bir ilk seri ortaya çıkar.

"Ben bu bahçede yaşıyorum"

Daimi tehdit altındaki özgürlük mekânı olarak bahçe, Güleryüz'ün eserinde korunması gereken bölgenin mükemmel simgesi olarak kendini ortaya koyar. 70'li yıllarda tehlike siyasetin ve toplumun zapturapt altına alınmasıydı. Bugünün tehlikesiyse bahçenin düpedüz yok edilmesi. Bahçeden gelen "sızlanmalar" çoğunlukla işitilemeyecek kadar kısık sesli yakınmalar. Ama kişilerin yüzlerinde okunabiliyorlar. Çünkü Mehmet Güleryüz'ün canlandırdığı sahneler hafif görünse de yüzler, demir parmaklıklar ardındaki yüzler gibi, asıktır.

Bu bahçe aynı zamanda içimizdeki bahçenin, başka deyişle bize temel sağlayan ve üzerinde kişiliğimizin gelişme imkânı bulduğu, yabancılaşmanın kafeslerinin bertaraf edilebildiği mahrem toprağın tastamam imgesidir. Nihayet bahçe Güleryüz için desenin kendisidir. O en mahrem yaşantılarını ve dünyaya dair deneyimlerini, içerisi ile dışarısını, çizginin simyaya özgü titreşimiyle kaynaştırır. Böylelikle bu iki gerçekliğin kavşağında, özgürlüğünün eksiksiz ifade bulduğu bir üçüncü-mekân oluşturur. Bu mekân sanatın mekânıdır. Onun sanatının. Bizleri Cyril Guernieri'nin iş birliğiyle eşiğini aşmaya davet ettiği bu mekân için "Ben bu bahçede yaşıyorum" diyor.

Kaynak: www.ntv.com.tr