'Halef' Filmi Sinemaseverlerle Buluştu

'Halef' Filmi Sinemaseverlerle Buluştu

Yönetmenliğini ve yapımcılığını Murat Düzgünoğlu'nun üstlendiği "Halef" filmi, Beyoğlu Sineması'nda sinemaseverlerle buluştu.

Filmin gösterimi, Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği ve İstanbul Medya Akademisi iş birliğiyle düzenlenen, "6. Boğaziçi Film Festivali" kapsamında gerçekleştirildi.

Daha önce "Hayatın Tuzu" ve "Neden Tarkovski Olamıyorum" filmlerine imza atan Düzgünoğlu, gösterimin ardından yapılan söyleşide filmin hazırlanış sürecini anlattı.

Seyircilerden gelen soruları da yanıtlayan Düzgünoğlu, film çekmenin zorluklarına değinerek, "Film yapma arzusu her şeyin önünde. Aslında çok isteyen, eninde sonunda gerçekleştiriyor bu isteğini. Bunun önüne kimse geçemiyor ama bu durum, o hikayeyi anlatmayı ne kadar istediğinizle çok ilgili." diye konuştu.

Düzgünoğlu, filmin ilk hikayesinin kendi yaşadığı sıkıntılı bir süreçten doğduğunu belirterek, "Senaryoyu Melik Saraçoğlu ile beraber yazdık. Onunla konuştuk, o hikayeyi derinleştirdik ve senaryoyu, baştan aşağı değiştirerek iki defa yazdık. Film aslında kısmen gerçek bir hikaye. Halef'i ben Antakya'dan 20 senedir tanıyorum. Nasıl öldüğü, tekrar doğduğunu falan anlatan biri." ifadelerini kullandı.

"Küçük ama inanmış bir ekip çok şey başarıyor"

Yakın arkadaşlarının filmde büyük katkıları olduğuna işaret eden Düzgünoğlu, "Küçük ama inanmış bir ekip çok şey başarıyor." dedi.

Filmde "Halef"i canlandıran Baran Şükrü Babacan da sahneler için farklı versiyonlar çektiklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Yönetmenimiz, 'Sete özel olarak çalışıp gelme, bir de onu kırmak için uğraşmayalım. Seti ben laboratuvar olarak kullanıyorum. Vaktimiz var, burada çalışalım ve burada çıkaralım sahneleri.' dedi. Bu da benim çok hoşuma giden bir şeydi. Çünkü tekrar etmek gerçekten doğallığı kıran bir şey her zaman için. Ben sadece bir gece önce ezberimi yaptım, sahnelerin hepsini sette çalıştık."

Muhammet Uzuner'in Babacan ile başrolü paylaştığı filmin kadrosunda, Güler Ökten, Birsen Dürülü, Bülent Düzgünoğlu, Muhammed Cangören ve Kübra Kip de bulunuyor.

Filmin konusu

Görüntü yönetmeniliğini Şafak Ildız'ın üstlendiği filmin konusu şöyle:

"Portakal hasadı için Adana'ya dönen Mahir, karşısında beklemediği bir misafir bulur. Halef, Mahir'in yıllar önce ölen abisinin reenkarnasyonu olduğunu iddia eder. Annesi dahil bütün köy bunu kabul etmiştir. Farklı vesilelerle bir araya gelmek zorunda kaldığı Halef'in çocukluk yıllarına dair anlattıkları Mahir'in kafasını karıştırır. Şifalı taşlar ve muskalarla örülü bu mistik dünyada, müzmin hastalığıyla boğuşan ve hayata rasyonel bakan Mahir'in mistisizme, kendi gerçekliğinin peşindeki Halef'in ise şüpheciliğe kaymasıyla kerterizlerini yitiren kardeşlerin öyküsü, her şeyin başladığı yerde bitecektir."