“Beauty and Sadness” opera sahnesinde

“Beauty and Sadness” opera sahnesinde

Elena Langer ve David Pountney'in yeni çalışması "Beauty and Sadness"ın prömiyeri Hong Kong Sahne Sanatları Akademisi'nin Lirik Tiyatrosu'nda yapıldı.

HÜZÜNLÜ BİR AŞK HİKÂYESİ

Nobel ödüllü yazar Yasunari Kawabata'nın son romanı "Beauty and Sadness"tan sahneye taşınan eser, bir yazar ile onun eski genç sevgilisi ile ilgili bir hikâyeyi anlatıyor. Kahramanlarımızın yolları yıllar sonra yeniden kesiştiğinde artık evli bir adam olan yazarın bir oğlu, başarılı bir ressam olan kadının ise intikam peşinde olan kıskanç bir arkadaşı vardır.

YÖNETMENİN YAKLAŞIMI ESKİ ESERİNİ HATIRLATIYOR

Eserin yönetmenliğini üstlenen Carolyn Choa'nın yaklaşımı sık sık hayatını kaybetmiş olan eşi Anthony Minghella ile birlikte İngiliz Ulusal Operası için sahneye taşımış oldukları "Madam Butterfly"ı hatırlatıyor: Sahnede müzisyenler geleneksel Japon enstrümanları olan shakuhachi ve taiko çalarken dansçılar, Japon Halk Tiyatrosu'ndan performanslar sergiliyor.

Rus asıllı müzisyen Elena Langer'ın besteleri ise metnin özü ve sahnenin atmosferi ile o uyumu bir türlü yakalayamıyor.

SANATÇILARIN PERFORMANSLARI BEKLENEN ETKİYİ UYANDIRMIYOR

75 dakika süren operada ana karakterlere Pureum Jo ile Etta Fung hayat veriyor. Kawabata'yı canlandıran Anson Lam oyunda yeterince öne çıkamazken, kadronun geri kalanı da yani Kawabata'nın Yanyu Guo tarafından canlandırılan acılar içindeki karısı ve Siman Chung'un hayat verdiği naif oğlu da bir aile ruhunu sahnede pek oluşturamıyor.

Yazar ve ailesi o duygusal atmosferi sahneye taşımanın hakkını vermeyince de haliyle hikâyenin trajik sonu seyirci için yeterince trajik olmuyor.

Kaynak: Financial Times - Ken Smith