'Altın Eldiven' Beklenen Etkiyi Yaratmadı

'Altın Eldiven' Beklenen Etkiyi Yaratmadı

Fatih Akın, başrol oyuncusu Jonas Dassler'in de arasında olduğu ekibiyle önceki gün düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

1970'ler Almanyası'nda bir seri katili anlattığı "Altın Eldiven" ile Berlin'de Altın Ayı için yarışan Fatih Akın, başrol oyuncusu Jonas Dassler'in de arasında olduğu ekibiyle önceki gün gazetecilerin salondan taştığı bir kalabalıkla, basın toplantısında alkışlarla karşılandı. Ancak kadına dair şiddetin gösterilme biçimiyle derdi olanların sorularıyla karşılaşması da kaçınılmazdı. Yaşlı alkolik ve fahişe kadınları öldüren Fritz Honka adlı bir seri katilin gerçek hikâyesine dayanan ve ünlü Alman yazar Heinz Strunk'un romanından uyarlanan film, adını Hamburg'un tekinsiz bir arka sokağında işsiz ve evsiz insanların, eski Nazilerin takıldığı aynı adlı sefil bardan almış. Honka'nın öldürdüğü bir kadını parçalama sahnesiyle başlayan ve benzer sahnelerin adeta "yeniden canlandırma" üslubuyla tekrarlanması nedeniyle nafile ve gereksiz bir tiksinti duygusunun ötesine geçemeyen filmle ilgili "Herkesin, canilerin bile itibarı vardır" diyen Fatih Akın, kadın kurbanların itibar meselesi üzerine gelen soruları ise "Şimdilerde cinsel şiddetin gündeme getirilmesi çok önemli ama bence bundan söz ederken olup biteni açıkça göstermeniz gerekli. Ben şiddeti yüceltmiyorum, bilakis vahşeti olanca gerçekliğiyle gösteriyorum" dedi. #MeToo hareketinin cinsiyet eşitliği ve kadın haklarıyla ilgili verdiği mücadelenin önemli olduğunu söyleyen Fatih Akın, "Ama bunun sansüre yol açmasına izin vermemeliyiz" dedi. Cinsel yetersizliği ve kadınların uzak durduğu Quasimodo misali çirkinliği dışında cinayetlerin sebebiyle ilgilenilecek bir derinliğe inilmese de, kendi deyişiyle "korku filmi" olan bu projede Fatih Akın'ı cezbeden noktanın ortalığı sadece provoke etmek olmadığı söylenebilir. 2. Dünya Savaş'ından yenik çıkmasına rağmen kalkınma mucizesi yaratan Almanya'nın hesaplaşılmayan karanlık noktaları ve yabancı işçilere olan önyargıya dair itiraz da var.

Türkiye'deki kökenlerine rağmen Almanya'da büyüdüğü için sinemasından da etkilendiğini söyleyen Akın, "Elbette bu filmi yaparken Nosferatu"nun etkisinde kalmışımdır" dedi. Filmin her keyfe ve kedere olmadığını bildiğini söyleyen Akın, "Belki pazarlama hatası yapıyor olabilirim ama böyle. Yine de size naif gelebilir ama şiddet uygulayanların bu filmden etkilenip ders alacağını düşünmek isterim." dedi.

Kaynak: Cumhuriyet