Yeni teknolojiyi geliştirmek konusunda Ar-Ge'nin önemi

Yeni teknolojiyi geliştirmek konusunda Ar-Ge'nin önemi

Bugüne kadar 20'den fazla ülkedeki 300'ü aşkın üniversitenin bin 200'den fazla projesine fon sağlayan dünyanın teknoloji devi Çinli şirketi Huawei, Ar-Ge desteklerine hız kesmeden devam ediyor. Bir yandan alanının öncüsü ürünleri ile sektör liderliğini kimseye kaptırmayan marka diğer yandan Ar-Ge destekleri ile teknolojik ilerlemelerin önünü açmaya, teknoloji dünyasında ilklerin markası olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Çinli teknoloji devi Huawei, üniversitelerde araştırma yapmak için her yıl 300 milyon dolardan fazla yatırım yapmayı planlıyor. Huawei'in bu planlaması bilim ve teknoloji kadar yenilikçiliği de destekliyor. Şirketin Yönetim Kurulu Direktörü Xu Wenwei, salı günü yapılan 5. Asya-Pasifik Huawei İnovasyon Günü sırasında düzenlenen bir etkinlik sırasında, "bu fon miktarı bundan sonra yalnızca artacak, azalmayacak." dedi. Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Huawei üzerindeki baskısının ortasında şirketin dünya ile bu çok yönlü iş birliği, ABD kuşatmasını kırmak için yaptığı stratejik bir tercih olma özelliği taşıyor.

Telekomünikasyonda Huawei'in dünya liderlerinden biri olmasının bir nedeni, inovasyon araştırmalarına büyük önem vermesidir. Bu kapsamda üniversitelerde yapılacak araştırmaları finanse etmek de şirketin küresel kalkınma ile daha yakından bağlantı kurmasını sağlayan akıllıca bir stratejik Huawei hamlesidir.

Dev teknoloji şirketi, daha önce Huawei Üniversite Fonu olarak bilinen Huawei Yenilik Araştırma Programı'nı (HIRP) 1999'da üniversiteler ve kurumlarla iş birliğini geliştirme amacıyla 1999'da kurdu. Bu iş birliği kapsamında Huawei, seçkin araştırma görevlileri ve üst düzey mühendislerle sektörle ilgili görüş alışverişinin yanı sıra teknoloji yeniliğini somut sonuçlara dönüştürmeye yardımcı olacak kapsamlı ve derin tartışmalar yaptı.

20'DEN FAZLA ÜLKEDE 300'Ü AŞKIN ÜNİVERSİTEYE DESTEK

Huawei, HIRP'in 20'yi aşkın ülkede 300'den fazla üniversiteyi kapsadığını ve bin 200'den fazla projeye fon sağladığını açıkladı. Huawei onlardan çok şey öğrendi, atılımlar ve yeniliklerini tamamladı, finalde başarılı bir şekilde küresel iletişim devi haline geldi.

Bu programdan yararlanan tek taraf Huawei değil. Bu iş birliği çift taraflı ve kazan-kazan temelinde gerçekleştirildiğinden, tüm taraflar, yani Huawei'in yanı sıra üniversiteler ve diğer araştırma ve eğitim kurumları da programdan çok şey kazandı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Huawei'e uyguladığı baskı, MIT ve Oxford Üniversitesi gibi bazı üniversiteleri Çin'le olan ilişkileri askıya almaya zorladı. Bu durum muhtemelen bu kurumların inovasyon araştırmalarını uzun vadede ilgili alanlardaki gelişimlerini olumsuz yönde etkileyecektir.

Küreselleşme çağı, bilim ve teknolojideki kaçınılmaz küreselleşmenin trendini ve aynı zamanda dünyanın dört bir yanından gelen teknolojik kavram ve gelişimlerin akışını belirler. Neredeyse her gelişmiş kurumda, farklı kültürel geçmişe sahip çalışma arkadaşları var.

ABD'NİN BAŞARISIZLIĞA UĞRAMASI KAÇINILMAZ

ABD'nin Huawei'i küresel araştırma ve geliştirme konusunda bastırma planı tam da bu nedenle başarısızlığa uğramak zorundadır. Bu eğilimiyle ABD aslında dünyanın teknolojik gelişmelerine karşı kendisini riske ediyor. ABD yasağının kısa vadede Huawei'e etkisi elbette olacak, ama uzun vadede bu yasak ABD'nin kendi çıkarlarına zarar verecek.

Huawei'in başarı öyküsü, araştırma ve geliştirmenin yeni teknoloji geliştirme konusunda ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Günümüzde teknolojik gelişmelerin öncüsü haline gelen Çin'de bundan sonrasında daha fazla ileri teknoloji işletmesinin, sadece Çin'e değil tüm dünyaya fayda sağlayacak daha fazla teknoloji ve somut sonuçlar yarayan Huawei'in izinden gittiğini görmek istiyoruz.

Kaynak: Global Times / Xu Hailin