Yeni itici güçler, Çin'in yüksek kaliteli büyümesini destekliyor

Yeni itici güçler, Çin'in yüksek kaliteli büyümesini destekliyor

Çin'de ileri teknolojili üretim sektörünün katma değeri, yılın ilk yedi ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,7 arttı. Aynı dönemde, ileri teknolojili hizmet sektörü ve stratejik yeni hizmetler sektöründen elde edilen gelirler iki haneli oranlarda büyüdü. Tüm bu gelişmeler, her geçen gün daha karmaşık hale gelen dış ortam karşısında Çin ekonomisinin yeni itici güçlerinin bütünleştiğini ve bu güçlerin gelecekte ülkenin yüksek kaliteli kalkınmasını destekleyecek önemli bir unsur olacağını gösterdi.

Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin, büyük imalat ülkesinden güçlü imalat ülkesine dönüşüyor. Başka bir deyişle Çin, yalnızca büyüme oranına bakmaktan vazgeçiyor, daha verimli, yapısal olarak daha güçlü ve sürdürülebilir büyümeyi pekiştiriyor.

Açıklanan verilere göre, 2015-2017 yılları arasında Çin ekonomisinin yeni itici gücü olarak anılan sektörlerin ortalama yıllık büyüme oranı yüzde 28 olarak kayıtlara geçti. 2018 yılında yeni sektörler, yeni iş modelleri ve yeni işler olmak üzere üç yeni kalem, gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 16,1'ini oluşturdu. Bu sektörler, ayrıca aynı dönemdeki yeni istihdam sayısının üçte ikisinden fazlasını sağladı.

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) tarafından yakın tarihlerde yayımlanan 2019 Küresel İnovasyon Endeksi listesinde Çin 14'üncü sıradaki yerini korudu.

Maalesef, Batı'daki bazı uzman ve siyasetçiler, Çin ekonomisinin bir dönüşüm sürecinden geçtiği, ülkedeki yeni ve ileri teknolojili sektörlerin güçlendiği gerçeğini göz ardı ediyor. Bu kişiler, Çin'in ekonomik büyümesi güçlü bir seviyedeyken "Çin tehdidi teorisini", makul bir aralıkta seyrederken ise "Çin'in çöküşü teorisini" öne sürüyor. Söz konusu iddialar, ekonomik gelişmenin kurallarına aykırı olmakla kalmayıp, Çin'i art niyetle karalama çabalarının bir göstergesi sayılmalı.

ABD Ticaret Bakanlığının istatistiklerine göre, ABD ekonomisi bu yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,1 büyürken, bu oran ilk çeyrekteki yüzde 3,1'lik artışın altında gerçekleşti.

Bu oranlar, Çin ile girdiği ticaret sürtüşmesinin ABD'nin ihracatına ve ülkedeki işletmelerin yatırımlarına getirdiği olumsuz etkiyi de yansıtıyor.

ABD'deki 10 yıllık ve 2 yıllık devlet tahvili getirileri, dün itibarıyla 2007'den bu yana ilk kez altüst oldu ve 30 yıllık tahvil getirileri tarihin en düşük seviyesine indi. Bu olağandışı durum, ABD ekonomisinin önümüzdeki 12 ay içinde resesyona girebileceğinin işareti olarak yorumlanıyor.

The Wall Street Journal tarafından yakın tarihte yapılan bir araştırmaya göre, ekonomistler ABD'de önümüzdeki 12 ay içinde resesyon görülme olasılığına dair tahminlerini temmuz ayı itibarıyla yüzde 33,6 olarak güncelledi.

Ticaret savaşının bir galibi olması mümkün değil. Çin ekonomisi, aşağı yönlü baskılarla karşı karşıya kalsa da hâlâ sabit bir hızda seyrediyor. Sürdürülebilir ve yüksek kaliteli kalkınma modelini benimseyen Çin, dünya için daha fazla dinamizm ve fırsat yaratmayı sürdürecek. Ticaret savaşının provokatörleri, pervasızca ve hegemonyacı bir anlayışla attıkları tek taraflılık ve korumacılık yanlısı adımların bedelini ağır ödeyecek.