Venedik'te Değişim Mücadeleleri

Venedik'te Değişim Mücadeleleri

Venedik'teki Santa Lucia tren istasyonu, su otobüsü duraklarında bekleyen ziyaretçilerle hıncahınç dolu. Ciro Esposito ve kız arkadaşı buraya yeni geldiler ve en yüksek dönemlerde 5 ila 10 euro arasında değişen 2,5 euro'luk (2,85$) asgari giriş ücretinden etkilenmediler.

"İnsanları banka makinesi gibi kullanıyorlar." diyen Esposito, "Avrupa'dayız, sınırlar arasında özgürce seyahat edebiliyoruz ancak kendi şehirlerimizden birine girmek için para ödemek zorundayız." diye konuşuyor.

Buraya gelen, fotoğraflar çeken ve giden yıllık 30 milyon ziyaretçi, her ne kadar ne zaman uygulanacağı veya nasıl uygulanabileceği belirsiz olsa da vergi ödemek zorunda kalacak.

Venedik, yüzyıllarca süren bir turizm geçmişine sahip olabilir ancak 11. yüzyıl bazilikasında, ünlü Rialto Köprüsü üzerinde, birbiri içinden geçen dolambaçlı ve dar rüzgârlı sokakları boyunca değerli bölgelerinde dolaşan turist orduları ile kitle turizmin şehre gelişinden beri mücadele ediyor. Bu turist akını, yerel meclisin kasası için bir nimet ancak kentin kırılgan anıtları ve çevresi içinse bir bela.

Düzenli olarak kaba saba turistlere karşı çıkan Venedik Belediye Başkanı Luigi Brugnaro, harekete geçme baskısı altında. Bu baskı sadece gelecek yıl yapılacak yerel seçimler ile ilgili değil. Aynı zamanda UNESCO temmuz ayında Amerika'nın Everglades Ulusal Parkı'nın ve Madagaskar'ın yağmur ormanlarının dünyanın tehlike altındaki miras bölgeleri listesine girip girmeyeceğine karar verecek.

Birçok İtalyan için ücret bir çözüm değil. Bunu kabul edenler bile aslında bunun gerçek bir fark yaratacağı konusunda şüphe içinde. Giriş ücreti otel odası rezerve eden ve zaten 6 euro'luk bir turist vergisi ödeyen bu ziyaretçileri durdurmayacak.

Ücretin şehre tren, otobüs veya yolcu gemisi ile gelenlerin bu yolculuklar için aldıkları bilet paralarına eklenmesi yönünde önerilerde bulunuldu ama yine de şehir sakinleri ile turistler arasında ayrım yapmak zor olacak.

Venedikliler, son yıllarda yaşam kalitesini düşürdüğünü, çevreye zarar verdiğini ve sakinleri uzaklaştırdığını söyledikleri turizm sektörüne karşı birçok protesto gösterisi düzenlediler.

Gruppo 25 Aprile isimli aktivist grubun lideri Marco Gasparinetti, "Ücret istemek, 'zararın üstüne tuz biber eklemek' anlamına geliyor." diyerek, "İnsanları şehirden ayrılmaya zorladıktan sonra şimdi de ailelerini ziyaret etmeleri için para ödemeye mi zorluyorsunuz?" diye soruyor ve ekliyor: "Bir vergi sistemi, yolcu gemilerinin çevresel etkilerini yok etmeye fayda sağlasaydı ancak o zaman anlamlı olurdu."

Brugnaro, 2017 yılının sonlarına doğru çevresel kaygıları hafifletmek amacıyla şehrin göbeğine binlerce yolcu getiren gemileri UNESCO'ya bildirmeye çalıştı.

Sonrasında artık bu gemilerin San Marco Meydanı'na yelken açmamaları gerektiğini, bunun yerine Marghera sanayi bölgesi üzerinden daha az cazibesi olan bir rota izleyebileceklerini söylediler.

Plan henüz ulusal hükümet tarafından onaylanmadı. Bu onay gelirse, kanalların taranmasını ve yeni bir limanın inşasını gerektiren yeni rota üzerinde çalışmak aşağı yukarı dört yıl alacak. Gemileri yönlendirmek tarihi merkezi daha iyi koruyacak olsa da bu düzenleme kirlilikle ilgili endişeleri gidermek anlamında pek işe yaramayacak.

Venedik'in benzersizliği sonsuza dek cezbedecek, bu da önlemlerin çok fazla etkiye sahip olma ihtimalini düşürecek.

Kaynak: The Guardian Weekly - Angela Giuffrida