Trump'ın Suriye yalnızlığı

Trump'ın Suriye yalnızlığı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Suriye'de Türkiye'nin operasyon alanından ABD askerlerini çekeceğine ve bu operasyonda taraf tutmayacağına yönelik açıklamasının ardından Washington'da zor bir süreçten geçiyor.

Bu açıklamanın ardından ülkede bir numaralı gündem maddesi olan Suriye konusu, Trump ile Washington elitleri arasındaki ayrışmayı bir kez daha gözler önüne serdi.

GRAHAM EN NET AYRIŞAN İSİM OLDU

Son dönemde Trump'a en yakın Cumhuriyetçi isimlerden biri olan Senatör Lindsey Graham, Suriye kararından dolayı Trump'ı en sert şekilde eleştiren isim olarak öne çıktı. Trump'ın bu kararının "akıllıca olmadığını" savunan Graham, Türkiye'yi birkaç kez Suriye'ye girmesi durumunda "ağır bir bedel ödemekle" ve yaptırımla tehdit etti.

Cumhuriyetçi Partinin Senato çoğunluk lideri Mitch McConnell'ın da yazılı bir açıklamayla Suriye kararına karşı çıkması, Trump'ın partisi tarafından bu konuda yalnız bırakıldığının resmi oldu. McConnell, pazartesi günü yaptığı yazılı açıklamada, ABD'nin Suriye'den çekilmesinin sadece Rusya, İran ve Suriye hükümetine yarayacağını ileri sürerek bu hamlenin IŞİD terör örgütünün de tekrar canlanmasına sebep olabileceğini savundu.

McConnell, "ABD Başkanı (Donald) Trump'a, DEAŞ ile mücadelenin devamlılığı ve NATO müttefikimiz Türkiye ile Suriyeli yerel ortaklarımız (YPG/PKK) arasında çatışmayı önlemek için Amerikan liderliğini kullanmaya çağırıyorum." ifadesini kullandı. Graham ve McConnell'ın yanı sıra çok sayıda Cumhuriyetçi isim de Trump'ın Suriye kararını desteklemediğini dile getirdi.

Trump'a destek veren nadir Cumhuriyetçi senatörlerden biri Rand Paul oldu. Paul, Trump'ın "sonsuz savaşlardan geri çekilme" konusunda vaadini tutan tek ABD Başkanı olduğunu belirterek söz konusu karar için "cesur bir adım" değerlendirmesinde bulundu.

ABD BASINININ 1 NUMARALI GÜNDEM MADDESİ "TÜRKİYE"

Öte yandan ABD basını da ilk günden bu yana Trump'ın söz konusu kararına karşı çıkan ve "Trump'ın Kürtlere ihanet ettiğini" savunan haberlerine devam ediyor.

Beyaz Saray'ın Erdoğan-Trump görüşmesi açıklaması, Trump'ın Erdoğan'ı 13 Kasım'da Beyaz Saray'da ağırlayacağını duyurması ve son olarak Erdoğan'ın Barış Pınarı Harekatı'nın başladığını duyurması ABD basınında birinci gündem maddesi haline geldi.

ABD'nin en önemli yayın organlarından CNN, Beyaz Saray açıklamasını duyururken, "Beyaz Saray, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine birlik göndereceğini ve ABD'nin bölgedeki askerlerini çekeceğini bildirdi." başlığını kullandı. Haberde ayrıca Beyaz Saray'ın yaptığı açıklamanın, Trump'ın ikili görüşmelerine ilişkin diğer açıklamalarından farklı olduğuna dikkat çekildi.

CNN'in dikkat çeken haberlerinden biri de 8 Ekim'de Nick Paton Walsh imzalı "Trump'ın Kürtlere ihaneti Putin ve Esad'e bir hediyedir." başlıklı haber oldu.

Operasyonun başlama haberini ise CNN, "Erdoğan, Türkiye'nin Suriye'ye askeri saldırısını başlattığını duyurdu. Operasyon, Trump yönetiminin ABD askerlerini bölgeden çekeceğini açıklamasından günler sonra başladı." başlığıyla gördü.

ASSOCIATED PRESS'TEN TÜRKİYE KARŞITLIĞI

ABD'nin en büyük haber ajanslarından biri olan Associated Press (AP) ise ilk günden bu yana kullandığı Türkiye karşıtı üslupla dikkat çekiyor.

Beyaz Saray'ın açıklamalarını "Beyaz Saray: Türkiye yakında Kuzey Suriye'yi işgal edecek. Bu da ABD ile ilişkili Kürt savaşçıların kaderini bilinmez kılıyor" başlığıyla duyuran AP, ilerleyen günlerde de YPG/PKK'ya "Kürt müttefik", Türkiye'nin operasyonuna ise "işgal" demeyi sürdürdü.

Türkiye'nin Suriye'de katliam yapacağını iddia eden AP, bu minvaldeki haberlerine devam ederken, Barış Pınarı Harekatı'nın başlama haberini de "Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, attığı tweet ile Suriye'nin kuzeydoğusuna Türk saldırısının başladığını duyurdu." başlığıyla verdi.

Öte yandan Washington Post, Wall Street Journal ve New York Times gibi ABD'nin önde gelen gazeteleri ise Türkiye'nin operasyonunu "Trump IŞİD' karşı en önemli müttefikimiz olan Kürtleri Erdoğan'ın ellerine bıraktı" şeklindeki haberlerle duyurdu.