Tarife değişikliği iki ülkeye de fayda sağlayacak

Tarife değişikliği iki ülkeye de fayda sağlayacak

Çin Halk Cumhuriyeti ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında artık sadece bu iki ülkeyi etkilemekle kalmayıp tüm dünyada etkisini gösteren ticaret savaşında yeni bir kavşaktayız. Ekim ayında 13'üncü turu gerçekleştirilecek olan ABD-Çin müzakereleri arifesinde Çin, 16'dan fazla kategorideki ürünü ekstra tarife uygulanan ürünler listesinden çıkardı. Müzakereler öncesinde bu adım ise bir sinme değil, olanca özgüvene sarmalanmış bir iyi niyet göstergesi olarak atıldı.

Çin, çarşamba günü itibarıyla aralarında karides, tarımsal ürün, yağlama bazlı yağlar ve tıbbi doğrusal hızlandırıcıların da bulunduğu 16'dan fazla ürün kategorisini, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) ekstra tarife uygulanan ürünler listesinden çıkardı. Bu adım, birçok Çin ve ABD şirketlerine büyük fayda sağlayacak.

ABD de sekiz parti Çin ürününü üst üste tarife listesinden çıkardı.

ABD mallarına bu şekilde bir tarife muafiyeti verilmesi, Çin'in tarife sisteminin bir yeniliği olma özelliği taşıyor.

BU TARİFE DEĞİŞİKLİĞİ İKİ ÜLKEYE DE FAYDA SAĞLAYACAK

Bazı ABD ürünlerinin tarife listesinden muaf tutulması, ABD'nin Çin'e karşı başlattığı ticaret savaşının Çin şirketleri üzerindeki etkisini etkili bir şekilde azaltacaktır. Bu aynı zamanda Çin halkının mali durumunda da olumlu gelişmeler sağlayacak.

BU SAVAŞIN ETKİLERİ TÜM DÜNYADA HİSSEDİLİYOR

Çin-ABD arasındaki ticaret savaşının etkileri artık sadece bu iki ülke üzerinde değil, tüm dünyada açık ve etkili biçimde hissediliyor. Beijing ile Washington, iletişimi sürdürecekleri ve bu müzakerelerde önemli ilerlemeler kaydetmek için çok çalışacaklarını söyleyerek, ekim ayı başlarında ticaret görüşmelerinin 13'üncü turunu gerçekleştirme konusunda anlaştı. İki ülke, atılımlar yapma ya da durumu iyice kontrolden çıkaracak gerilimleri artırma konularında bir dönüm noktasında.

"SAVAŞMAK İSTEMİYORUZ AMA GEREKİRSE DE SAVAŞACAĞIZ"

"Biz bu savaşı istemiyoruz ama savaşmaktan da korkmuyoruz ve gerekirse savaşacağız." diyen Çin'in ticaret savaşına karşı tavrı oldukça tutarlı. Daha da önemlisi, Çin halkı ticaret savaşını sakince sürdürüyor.

Çin üzerindeki baskı arttıkça, Çin halkı daha da kenetleniyor ve halkın hükümetine olan güveni de korunuyor.

ABD'nin Çin'i son bir buçuk yılda her zamankinden daha fazla anladığına inanıyoruz. ABD, Çin'i azami baskıyla sindirme yanılsamasından kurtulmalıydı. ABD tarafı, ticaret savaşında bir yumuşamaya giderken ticari çıkarları için farklı arayışları ve ülkesi içindeki karmaşık politik oyunlar konularında bir dengeyi bulma ikilemiyle karşı karşıya.

İKİ ÜLKE DE ADIM ATMALI

Uzun süren bir ticaret savaşı iki ülkenin çıkarlarına da zarar verecektir. Böyle bir zarardan kaçınmak için iki ülkenin de adımlar atması yapılabilecek en akıllıca harekettir. Aynı zamanda iki ülkenin halklarının da asıl isteği bu.

ABD tarafı, bir seçim politikası olarak bu ticaret savaşının ABD'ye fayda sağladığını savunsa da ABD ekonomisindeki durgunluk belirtileri bunun tam tersine işaret ediyor. Bugün ABD ekonomisinin "ülke tarihindeki en büyük ekonomi" olduğunu gösterme çabaları, Washington'un istişarelerde bir avantaj elde etmesine yardımcı olmayacak.

Çin, ticaret görüşmelerinde her zaman aktif oldu. Ticaret savaşının iki tarafı da oldukça yıprattığını ve bu savaşa devam etmenin anlamsız olduğunu biliyoruz. Çin, her iki ülkenin de kabul edeceği nihai bir anlaşmaya varmak için ABD ile birlikte çalışma konusunda istekli.

DOĞU FELSEFESİNDE İYİ NİYET, GÜÇ VE ÖZ GÜVEN DEMEKTİR

Yine de Çin, "ama" deme hakkından asla vazgeçmeyecek. Washington, sadece ABD'ye fayda saplayacak bir anlaşmaya varmak için Çin üzerinde türlü yollarla baskı kurmaya çalışırsa Beijing bunu kabul etmeyecek ve iki tarafı da tatmin edecek bir anlaşma yapılana kadar ticaret savaşını sürdürecek.

Bazıları, Çin'in bazı ABD ürünlerini tarife listesinden çıkarmasını, ekim ayında gerçekleşecek yeni görüşmeler arifesinde atılan bir adım olarak yorumluyor. Çin'in sorunları ele alma şekli tam olarak budur. Müzakereler, anlaşmaya varabilmek için iyi niyete dayanmalıdır. Doğu felsefesinde iyi niyet, zayıflık veya boyun eğişten çok güç ve öz güven anlamına gelir. Sadece iki tarafın böyle bir iyi niyeti, bu ülkelerin halklarına ve hatta dünyaya faydası dokunan başarıları beraberinde getirebilir.

Kaynak: Global Times