“Siber ortam, ABD'nin özel mülkiyeti değil”

“Siber ortam, ABD'nin özel mülkiyeti değil”

Çin Komünist Partisi'nin resmî yayın organı Halkın Günlüğü gazetesinin bugünkü nüshasında yer verilen makalede, ABD'nin küresel siber ortamı kendi özel mülkiyeti hâline dönüştürmeye çalıştığı belirtildi.

"ABD, donanım alanında tekelleşip dünyayı gözetleyerek küresel siber ağı kendi özel mülkiyeti yapmaya çalışıyor" başlığını taşıyan makalede, Washington yönetiminin son dönemde telekomünikasyon donanımlarında güvenlik riskleri bulunduğu iddiasıyla Çin'i karalamaya çalıştığı ifade edildi.

Makalede, ABD yönetimi, Huawei, Hikvision ve DJI gibi Çinli firmaların, ürettikleri donanımlara casusluk için kullanılabilecek donanımlar eklediklerini ve Çin hükümetinin dünyayı gözetlemesine yardımcı olduklarını iddia ettiği hatırlatıldı.

Makalede, "ABD'nin herhangi bir delil ortaya koyamadığı hâlde bu tür iddialara başvurmasını Çin'deki 'Kişiyi nasıl bilirsin, kendin gibi' deyişiyle izah etmek mümkün; zira enformasyon ve iletişim teknolojilerindeki üstünlüklerinden istifade ederek diğer ülkeleri gözetlemeye kalkışan ABD'nin ta kendisi." denildi.

"NSA, ARKA KAPI CİHAZLARI YERLEŞTİRMESİNİ İSTİYOR"

Halkın Günlüğü'nde yer verilen makalede, Batı basınında çıkan haberlerde, ABD'nin küresel iletişim ağlarının yüzde 90'ını gözetleyebildiğinin belirtildiğine işaret edilerek, bu gerçeğin Edward Snowden tarafından sızdırılan PRISM (Prizma) programıyla aydınlatıldığı ifade edildi. Makalede "Raporlar, ABD'li istihbarat kuruluşlarının, 2000'li yılların henüz başlarında farklı telekomünikasyon şirketlerinin ürünlerine yönelik 'telekulak cihazları' geliştirdiklerini gösteriyor." ifadeleri kullanıldı.

Makalede, İngiliz The Guardian gazetesinin muhabirlerinden Glenn Greenwald'ın basına yaptığı açıklamada, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı'nın (NSA) ABD'li tedarikçilerin uluslararası tüketicilere sattığı "router" ve sunucular gibi siber donanımlara gizlice "arka kapı" cihazları taktığını belirttiği hatırlatıldı. Makalede, Reuters'in 2013 yılında yayımlanan bir haberinde de NSA'nın şifreleme sistemleri geliştiren RSA Security adlı şirketle 10 milyon ABD Doları tutarında bir sözleşme imzaladığı, sözleşmede şirketin mobil terminallere "arka kapı" cihazları takmasının istendiği açıklandı.

Halkın Günlüğü'nde yer alan makalede, "ABD hükümeti, uzun yıllardır Huawei gibi Çinli işletmelerin ürünleri aleyhinde sözde arka kapı tehlikesi bahanesiyle lobicilik yürütürken, NSA tüm dünyadan tüketicilere ulaşan ürünlere 'arka kapı' cihazları ekletti. Bu büyük bir skandal." vurgusu yapıldı. 

"ABD'NİN GÖZETLEME FAALİYETLERİ AZALMADI"

Halkın Günlüğü'nde çıkan makalede, ABD'nin küresel gözetleme çalışmalarının PRISM programının ortaya çıkmasından sonra da azalmadığı vurgulandı.

ABD Kongresi'nin 2015'te onaylanan yasayla yalnızca yurt içindeki gözetleme programlarını bitirme kararı aldığı belirtilen makalede, "Ocak 2018'de Başkan Donald Trump, büyük tartışmalara yol açan Dış İstihbarat İzleme Kanunu'nun 702. maddesinin yürürlülük süresini altı yıl uzatmaya karar verdi. Buna göre, ABD'li istihbarat kuruluşları yurt dışındaki hedeflerin e-posta ve kısa mesaj gibi iletişim faaliyetlerini izinsizce gözetleyebiliyor." denildi.

Trump'ın 2018 yılında da yabancı verilerin kullanılmasıyla ilgili bir kanuna imza attığı ifade edilen makalede, bununla Amerikan yasa uygulayıcıların, işletmelerin ellerindeki verilere erişebilmelerine kolaylık sağlandığı kaydedildi. 

Halkın Günlüğü'nde yayımlanan makalede, ABD'nin Çinli şirketlere yönelik ithamlarının, telekomünikasyon alanındaki kontrol ve avantajlarını kaybetmekten korkmasından kaynaklandığının altı çizildi.