Pompeo markalı tekrarlayıcı cihaz“ ABD'yi daha da tecrit eder

Pompeo markalı tekrarlayıcı cihaz“ ABD'yi daha da tecrit eder

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun göreve başlamasından bu yana yaptığı en göze çarpan şeylerden biri, bütün görüşmelerde sürekli Çin'i kötülemesi. Pompeo, Latin Amerika'dan Asya'ya, Afrika'dan Avrupa'ya, nereye giderse gitsin veya ziyaretinin amacı ne olursa olsun, hiçbir zaman Çin'e saldırmayı unutmuyor.

Pompeo kısa bir süre önce, yine Çin ile Kuşak ve Yol güzergâhında yer alan ülkeler arasındaki iş birliğini bölmeye çalıştı. Huawei gibi Çinli şirketlerin güvenlik risklerinin bulunduğunu iddia eden Pompeo, Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi hakkındaki da iftiralarını yaymaya çalıştı. Bu iddiaları sürekli tekrarlayan Pompeo, artık Çin'e saldıran bir "tekrarlayıcı cihaz"a dönüşmüş durumda.

Örneğin, Pompeo, Çin hükümetini, Xinjiang'daki yerel halkın inanç özgürlüğünü zedelemek ve azınlık etnik gruplara mensup insanları "yeniden eğitim kampları"na kapatmakla suçladı. Gerçek şu ki: Xinjiang'da şu an 24 bin 400 cami var. Buna karşılık, ABD'deki cami sayısı Xinjiang'daki cami sayısının onda birinden bile daha az.

Xinjiang'da yasalar doğrultusunda kurulan mesleki eğitim merkezleri, terörizm ve aşırıcılık düşüncelerinden etkilenen az sayıda insanın bir mesleki yetenek kazanarak tekrar topluma kazandırılmasına yardımcı olmayı amaçlıyor. Bölgede son üç yılda hiç şiddetli terör olayı yaşanmadı.

Xinjiang'ın 2018 yılında ağırladığı turist sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 40 artışla, 150 milyona ulaştı. Bunlar arasında yabancı turistlerin sayısı da 2 milyon 400 binle yüzde 10,78 yükseldi. Bir düşünelim; eğer Xinjiang gerçekten Pompeo'nun tarif ettiği gibi olsaydı bu kadar çok turist Xinjiang'a gidebilir miydi? Bu ifadelerin, Pompeo'nun Çin'i karalama amacını kanıtlamaktan başka bir etkisi yok.

Öte yandan, Pompeo göreve başlamasından bu yana, sürekli Kuşak ve Yol inisiyatifinin paydaş ülkelerin egemenliğine zarar verdiğini dile getiriyor. Ama gerçek şu ki, kısa süre önce sona eren İkinci Kuşak ve Yol Uluslararası İş Birliği Forumu'na 150 ülke ve 92 uluslararası örgütten 6 bin temsilci katıldı ve bunların 50'den fazlası da ABD'den geldi. Bu bağlamda, uluslararası toplumun somut hareketlerle Kuşak ve Yol'a verdiği güven oyu hakkında acaba Pompeo daha ne gibi yalanlar uydurabilir?

Pompeo son zamanlarda, Almanya, İsviçre, Hollanda ve İngiltere'ye yaptığı ziyaretlerde, müttefiklerine Çin teknolojisi kullanırlarsa gizliliklerinin zedelenmesi riskiyle karşı karşıya gelebilecekleri uyarısında bulundu. Belli ki, Pompeo Mayıs ayında CNBC'ye verdiği röportajı unuttu. Pompeo sunucunun soruları üzerine verdiği cevaplarda, Huawei'nin ABD'nin ulusal güvenliğini "tehdit ettiğine" dair deliller sunamadı. Elbette, Avrupa Amerikan teknolojisi kullandığı için Almanya Başbakanı Angela Merkel'in bile cep telefonunun dinlendiğini unuttu! Bu nedenle Pompeo, Huawei teknolojisi ve ekipmanlarını kullanan ülkelerle bilgi paylaşımını azaltacakları tehdidinde bulunduğunda Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas da "Almanya, ülkenin güvenlik standartlarına uygun şirketleri ihaleden dışlamayacak" diye cevap verdi.

Pompeo, ABD'nin hem istihbarat hem diplomasi çevresinde ilk sırada yer alan yetkili olduğu biliniyor. ABD basınında çıkan haberlerde, Pompeo'nun dışişleri bakanlığı performansı hakkında "Pompeo, Dışişleri Bakanı olarak CIA Direktörü'nün işlerini yaptı" diye yorumlar yapıldı. Peki, CIA Direktörü nasıl çalışır? Pompeo 15 Nisan'da Teksas A&M Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada bunu da şu şekilde açıklamıştı: "Ben CIA Direktörü'ydüm. Biz yalan söyledik, hile yaptık, çaldık. Bütün bunların eğitimini aldık. Bu bana Amerikan deneyinin ihtişamını hatırlatıyor."

Pompeo'nun neden sadece Çin'e değil, müttefikleri dahil diğer ülkelere de saldırdığı şimdi anlaşılıyor. Çünkü Pompeo casuslukla ilgili çalışma tarzını Dışişleri Bakanlığı görevinde de uyguluyor.

ABD'li tarihçi Stephen Wertheim tarafından yayınlanan bir makalede, ABD'nin politikasının geçen yıldan itibaren Çin aleyhine dönüşmesinin, ABD'nin Çin'den dolayı duyduğu endişelerden kaynaklandığı kaydedildi. ABD'deki bazı çevreler, ABD'nin dünyadaki birincilik konumunu korumak için Çin'e baskı yapması gerektiğini düşünüyor. Pompeo da böyle aşırı görüşlere sahip olanlardan biri gibi görünüyor.

Fakat Pompeo'nun Çin'i karalamasının nedenleri bununla sınırlı değil. ABD basınında yer alan haberlere göre, Pompeo, Kansas'tan senato seçimlerine katılmayı planlıyor. Pompeo daha önce üç kez Temsilciler Meclisi üyesi olarak görev yaptı. Çin'e ciddi iftiralar atmak ve haksız suçlamalarda bulunmak, Pompeo'nun "Beyaz Saray imajının" önüne geçerek, kişisel olarak sert bir imaj kurduğu ve siyasi hırsını gerçekleştirdiği platformlardan biri haline gelmiş olabilir.

Dünyanın tek süper gücü olan ABD'nin, "Çin iyi değil" yalanını tekrarlayan bir "tekrarlayıcı cihaz" yerine, profesyonel bir üst diplomata ihtiyacı var. Pompeo'nun irrasyonel sözleri ve eylemleri, ABD'yi daha da tecrit edecek.

*Tekrarlayıcı cihaz, özellikle çocukların dil eğitimlerinde kullanılan ve aynı kelimeyi defalarca tekrar ederek, telaffuzun öğrenilmesine yardımcı olan cihaza deniyor.