İkinci referandumdan korkmak için sebepler

İkinci referandumdan korkmak için sebepler

George Orwell, kült eseri "1984"te, "Geleceğin resmini görmek istiyorsan, bir insan yüzüne basmış bir postal getir gözlerinin önüne, sonsuza dek…" diye yazmıştı. Brexit yanlısı İngiliz politikacı Nigel Farage, böyle bir durumun ızdırabı içinde olabilir ancak kendisine yapılan saldırıya karşı yüzünde beliren sırıtma ile karışık öfkesi Brexit destekçilerine olan umudundan kaynaklanıyor.

Zira Avrupa Birliği (AB) destekçileri, Avrupa seçimleriyle İngiltere'de yapılması muhtemel ikinci referandumu kazanma şansları olup olmadığını da görmüş olacaklar. Kısa zaman öncesine kadar ikinci bir referandumu destekleyenler, anlaşmasız ayrılığın da seçeneklerden biri olmasını beklemiyorlardı. Şimdi ise böyle bir seçeneğin olmamasını hayal etmek zor.

Bu hafta sonu seçimlerden galip çıkması muhtemel olan Farage aynı zamanda Brexit'i temiz bir mola olarak tanımlayan mücadeleyi kazandı. Savaşı, inancı demokratik bir oyla tutma durumuna dönüştürerek kendisini İngiltere'deki değişim için tek gerçek güç olarak konumlandırdı. Brexit Partisi hız, sosyal medya ve amaç netliği ile kampanyalarda liderliği göğüslerken Farage da İngiltere'nin Emmanuel Macron'u oldu.

Avrupa seçimleri sadece Avrupa seçimleri olmanın ötesinde anlamlar taşıyor. Bir kere bu seçimler, genel seçimlerin belirleyicisi ve aslında çoğunlukla seçmenlerin protesto oyu olma anlamı taşırlar. Bu seçimlerin politika üzerinde önemli bir etkisi olacak ve AB destekçileri için ikinci bir oylama yapmaları halinde kendilerini bekleyen zorlukların altını çizecek.

Brexit'e karşı bir savaş, siyasi merkezin egemenliği için bir savaş olamaz. AB destekçilerinin oyları Liberal Demokratlar ile Change UK Partisi arasında bölündü. (Spoiler: Liberal Demokrat önde gidiyor.)

Bu mücadelede sadece Change UK ve Liberal Demokratlar da yer almıyor. Yeşiller ve İskoç Ulusal Partisi'nin kendi seçim gündemleri var. Bu arada İşçi Partisi için Brexit her zaman ekonomik gündeminde ve iktidar arayışında ikinci sırada olmuştur.

Referandumda AB destekçisi tarafların ortak bir amacı olacak. Ancak yine de bir araya gelebilmeleri için ego ve parti çıkarlarını bastırmaları gerekiyor. İşçi Partisi ile AB destekçilerinin oylarının birleşmesi, onları bu referandumun galibi yapabilir. Öte yandan İşçi Partisi'nin Brexit konusundaki ikiyüzlü yaklaşımı nedeniyle seçmenleri tarafından cezalandırılacağı da aşikâr. Jeremy Corbyn'in ofisindeki Seumas Milne, Andrew Murray, Karie Murphy ve Len McCluskey'den oluşan ekip İşçi Partisi'ni iç düşmanlarıyla yakınlaşma olarak nitelendirdikleri biçimde AB destekçileriyle benzer bir duruş almaktan koruma mücadelesi veriyor.

Sebepleri ise ideolojik: AB'yi kapitalizmin bir aracı olarak görüyorlar. Ancak bu sorgulanabilir. Anketör Peter Kellner, İşçi Partisi'ne destek vermeye başlayan AB destekçilerinin oranının, İşçi Partisi'nden desteğini çeken seçmenlerden üç kat fazla olduğunu söyleyerek, "İşçi Partisi hiçbir durumda Muhafazakârları veya Farage'ı görmezden gelemez." diyor.

Bu seçim, İşçi Partisi'ni John McDonnell'ın, "Kal ve yeniden biçimlendir!" dediği şeye daha yakın bir yere konumlandırabilir.

Öte yandan belirtmek lazım ki İşçi Partisi sadece AB destekçilerini kapsayan bir kampanya yürütemez; diğer taraflarla da çalışmalıdır. Bu gereklilik ise kimliğinden ve görüşlerinden ödün vermekten korkan Corbyn için tam bir meydan okumadır.

Farage ve aşırı Muhafazakârlar diğer hırslarının yanı sıra partilerinin kontrolünü de ele geçirmeye hazırlardı. Tüm gerekçelerini de çoktan belirlemişlerdi. Zira aksi bir tavır, AB destekçisi partiler için yeniden "başarısız olmak" demektir.