Hong Kong sokaklarında Amerikalı bir diplomat

Hong Kong sokaklarında Amerikalı bir diplomat

Hong Kong'da şiddetin giderek dozunu artırdığı kışkırtmalar devam ederken Batı basının görmek istemediği bir fotoğraf Çin gazetelerinde yer aldı. Fotoğrafta Amerikalı diplomat Julie Eadeh'in Hong Kong'da bulunan Marriot Hotel'de 4 gençle konuştuğu görülüyordu. Eadeh'ın yanında bulunan gençlerden Joshua Wong Chi-fung gelen tepkiler üzerine birçok kez Washington'a da gittiğini itiraf etti ve "Amerikalı bir diplomatla buluşmamda özel olan ne var?" diye sordu.

Büyük ihtimalle Batı dünyası bir otel lobisinde Çince'nin yanında Arapça, İspanyolca, Fransızca'ya son derece hâkim ve Musul, Bağdat gibi gerilimli bölgelerde vakit geçiren Eadeh'ın son adımını "demokrasi" olarak pazarlamak isteyeceklerdir.

Buna karşın benzer bir durum kendi ülkelerinde cereyan ettiği takdirde verecekleri tepkiyi de kestirmek güç olmaz. Batı dünyası, Sarı Yelekler eyleminde bir tane yabancı diplomat bulamayınca gösterileri canlı yayınlayan Rus kanalını mercek altına almıştı.

KİMİN ADINA SAVAŞIYORLAR?

Basına yansıyan son fotoğraf, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) Hong Kong'a müdahil olma çabasının ne ilk ne de son adımı. Hong Kong eylemlerini tüm gücüyle destekleyen Next Digital isimli medya kuruluşunun patronu Jimmy Lai, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile bir araya gelmişti. Buluşmanın ardından Voice of Amerika'nın Çince sitesinde şu ifadeleri kullanmıştı:

 "Lai ABD'li yetkililerin kendisine hangi konularda söz verdiğini söylemedi ancak ABD'li yetkililerin Hong Kong'un yeni soğuk savaşta kendileri için savaştığını anladığını söyledi."

AMERİKA'NIN HONG KONG MESAİSİ

Batı'dan somut destek olan başka bir kişi de şarkıcı Denise Hı Wan-sze. Birleşmiş Milletler'de konuşan şarkıcı açıkça "Tek ülke iki sistem" ilkesine saldırmış ve Çin'in İnsan Hakları Konseyi listesinden çıkarılması teklifinde bulunmuştu.

Denise'in  "şarkıcı" kimliğini aşan teklifi Washington'ın politik ajandasına da denk düşüyor. ABD Seantör Marco Rubio'nun önderlik ettiği bir grup temsilci haziran ayında Hong Kong'un Washington nezdindeki yasal statüsünün değiştirilmesi yönünde teklif sunmuştu.

Venezuela lideri Nicholas Maduro'yu sosyal medya üzerinden ölümle tehdit eden Rubio'nun Hong Kong'daki şiddet olaylarını teşvik etmesi Beijing'de şaşkınlıkla karşılanmıyor.

AMERİKA KENDİ EVİNİ DÜZENLEMELİ

Washington yönetiminin attığı adımların arkasında temel motivasyon ise Çin'i baskılama siyaseti. Hong Kong kışkırtmalarına verilen destek de bu kapsamda ticaret savaşları, Taiwan adasına yapılan silah sevkiyatı ya da Güney Çin Denizi'ndeki ihlaller ile anlam kazanıyor.

Bu zamana kadar hem Amerika hem de Çin taraflar arasındaki sorunları ayrı başlıklar altında ele alsa da Beijing'in ulusal çıkarlarına sırtını dönmesi söz konusu değil. Irkçı cinayetlerle sarsılan, ticaret savaşlarından beklediğini alamayan ve politik bölünmüşlüğün gölgesinde 2002 seçimlerine giden Amerika içinse kendi evini düzenlemek daha acil bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor.

Gökhun Göçmen