Çorlu'daki tren kazası davası

Çorlu'daki tren kazası davası

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde 25 kişinin hayatını kaybettiği, 340 kişinin yaralandığı tren kazasına ilişkin davadan çekilen heyete dosyanın iade edilmesi sonrası davanın görülmesine yeniden başlandı.

Kazada yakınlarını kaybedenler, Santral Işıkları mevkiinde toplandı.

Grup, kazada yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının olduğu ve "adalet istiyoruz" yazılı pankartı taşıyarak, Halk Eğitim Merkezi'ne yürüdü.

Duruşmanın yapılacağı salona girişte avukatlarla polisler arasında kısa süreli tartışmalar yaşandı.

Girişlerin tamamlanması sonrası "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak" suçundan haklarında dava açılan TCDD görevlisi tutuksuz 4 sanığın yargılandığı duruşmaya geçildi.

Duruşmada kimlik tespitinin ve mahkeme başkanının iddianameyi okumasının ardından konuşan müşteki avukatlarından Mürsel Ünder, iddianamenin savcılığa iadesini talep etti.

Mahkeme heyeti verdiği aranın ardından, iddianamenin mahkemece kabul edilmiş olması ve 15 günlük iade süresinin geçmesi nedeniyle bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetti.

Ardından sanıkların savunmalarına geçildi.

Sanık Turgut Kurt, duruşmadaki ifadesinde, kazada hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek, acılarını paylaştığını belirtti.

Suçlamaların hiçbirini kabul etmeyerek üzerindeki adli kontrol şartının kaldırılmasını isteyen Kurt, "Hat üzerinde yedi yapım şefliği var. Bunlar özel iş yerleridir. Görevleri bakım yapmaktır. Ben koordinasyonu sağlıyorum. Olay günü evdeydim. Olay yeri ile aramızda 130 kilometre vardı. Yağıştan haberim olmadı. Bana bu konuda ikaz yapılmadı. Bundan dolayı herhangi bir işlem yapamadım. Haydarpaşa Gar Lojmanı'nda ailemle birlikteydim. Olayın olduğu yerde son kontrolde sorun tespit etmemiştim. Şiddetli yağış da beklemiyordum. Bu bölgeyi kontrol edecek yol kontrol elemanımız da yoktu. Savcının bilirkişi raporuna dayanarak, isnat ettiği suçları kabul etmiyorum. Ben, görevimi yerine getirdiğimi düşünüyorum." dedi.

Sanık Özkan Polat ise 18 yıldır Çerkezköy-Muratlı arasında çalıştığını, menfez kontrollerini 6 ayda bir yaptıklarını anlatarak, "Yaptığım kontrollerde olayın yaşandığı menfezde problem görmemiştim. Kazalı menfezin içinde tıkanıklık tespit etmedik. Sorumluluk alanında 120 büz ve menfez var. Buraya sürekli personel bırakmak mümkün değil." dedi. Polat, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini belirterek, beraatını talep etti. 

Sanık Celalettin Çabuk da Devlet Demir Yolları'nın en alt kademesinde çalıştığını vurgulayarak, "Kendi başıma iş yapma yetkim yok. Bana verilen işleri yaparım. Beş işçim var, onlarla çalışırım. Kaza günü eve gidip işçileri toplamam söylendi. Ben de topladım. Sabaha kadar vagon kaldırma ve yol yenileme çalışmalarına yardım ettim." diye konuştu. 

Çabuk'un avukatı Suat Baraş ise "Hiçbir yetkisi olmayan amele başı mahkemede yargılanıyor. İddianamede bu olayın faillerinin ortaya çıkarılması değil, suçlu yaratılmak isteniyor. Müvekkilimin adli kontrol şartının kaldırılmasını talep ediyorum." şeklinde beyanda bulundu.  

Sanık Çetin Yıldırım da 2016'dan bu yana menfez ve büzlerin kontrollerini altı ayda bir yaptığını anlattı.

Mahkeme heyeti, verilen aranın ardından müşteki avukatlarının Çetin Yıldırım, Turgut Kurt ve Özkan Polat'ın tutuklanması talebini reddederek, duruşmaya yarına kadar ara verdi. 

Duruşmayı CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek ile CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, İlhami Özcan Aygun, Candan Yüceer ve bazı baro başkanları da izledi.