“Çin-ABD ticaret sorunu yalnızca rasyonel iş birliğiyle çözülebilir”

“Çin-ABD ticaret sorunu yalnızca rasyonel iş birliğiyle çözülebilir”

Çin ile ABD arasındaki üst düzey ekonomik ve ticari müzakerelerin 11. turu dün Washington'da sona erdi. Çinli uzmanlar, müzakereyle ilgili yaptıkları değerlendirmelerde, Çin ile ABD arasında büyük ortak çıkarlar bulunduğunu ve ticari sorunların yalnızca rasyonel iş birliğiyle çözülebileceğini belirtiyor.

Çin Başbakan Yardımcısı ve ticaret müzakerelerinin Çin temsilcisi Liu He, müzakerelerin ardından basına verdiği demeçte, şu an müzakerelerde somut anlaşma metnini ele alma aşamasına geçildiğini ve Çin'in eşitlik temelinde nihai bir anlaşmaya varılmasını temenni ettiğini söyledi.

Çin'in ana prensiplerinden asla taviz vermeyeceğini vurgulayan Liu, "Ek gümrük vergilerinin tümüyle kaldırılması", "ticari alım verilerinin gerçeğe uyması" ve "ilgili belgelerde Çinli vatandaşlar tarafından kabul edilen, devlet egemenliği ile gururuna zarar vermeyen ifadelerin kullanılması" gibi üç esas sorunun mutlaka çözüme bağlanmasının önemine işaret etti.

Liu, 11. turda spesifik sonuçlar elde edilememesine rağmen, müzakerelerin sürdürüleceğini dile getirdi.

Ticaret savaşının galibi olmadığını hatırlatan Liu, iş birliğinin tek doğru seçenek olduğunun da altını çizdi.

Liu'nun söz konusu açıklamasını değerlendiren Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu'ndan Zhang Yansheng, "Biz hep karşı tarafa iş birliği iradesi gösteriyoruz. Çünkü Çin sorumlu ve büyük bir ülke olarak, ABD ile arasındaki ticari sürüşmenin sadece iki ülkeye değil, dünyaya getirdiği etkileri daima hesaba katıyor." diye konuştu.

Müzakerelerin 11. turu başlamadan önce ABD, yaklaşık 200 milyar dolar değerindeki Çin menşeli ürünlere uygulanacak gümrük vergisinin oranını yüzde 10'dan 25'e yükselttiğini duyurdu. Çin Sosyal Bilimler Akademisi Dünya Ekonomi ve Siyaset Enstitüsü'nden Gao Lingyun, ABD'nin bir "tarife savaşı" başlatmasının neticede Amerikalı perakendeciler ve tüketicilerde baskı yaratacağını söyledi.
Çin Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Uluslararası Ticari ve Ekonomik İşbirliği Enstitüsü Dış Ticaret Araştırma Merkezi Başkanı Liang Ming ise, tarife önlemlerinin artmasıyla birlikte, Çin'in dış ticaret ve yatırımında önemli bir değişim meydana geldiğini kaydetti. Liang, Çin'in Brezilya'dan soya fasulyesi ile Japonya'dan da LPG ve otomobil ithalatının önemli ölçüde arttığına işaret etti.

ABD'nin Çin'den ithal etmesi gereken çok fazla ürün olduğunu vurgulayan Liang, ancak 200 milyar dolarlık Çin menşeli ürünler listesinde yer alan birçok ürünün ABD'ye ihracat payının Çin'in toplam ihracatının yüzde 50'sinden az olduğunu kaydetti. Liang, bunun da Çin'in listedeki birçok ürün konusunda ABD piyasasına bağımlılığının yüksek olmadığını gösterdiğini dile getirdi.

Liang Ming ayrıca, ABD'deki çok uluslu şirketlerin Çin'deki kâr oranı hakkında yapılan analizle ilgili olarak ise, bu şirketlerin Çin pazarından ayrılmalarının geleceklerini ciddi ölçüde riske atacağına dikkat çekti.

Çin Sosyal Bilimler Akademisi Dünya Ekonomisi ve Siyaseti Enstitüsü'nden Ren Dongyan da, "Çin ve ABD arasındaki iş birliğinin çok geniş bir ufka sahip olduğuna inanıyoruz. Şu an için en kritik nokta, karşılıklı güven temelinde ikili ve çok taraflı alanlarda koordinasyonun güçlendirilmesi. İki ülke arasındaki birçok sorun yalnızca iş birliğiyle çözülebilir. Dünya hâlihazırda birçok ortak sorunla karşı karşıya. Bu sorunları çözmek için ortak çıkarlarımızı genişletmemiz ve koordinasyonumuzu arttırmamız gerekiyor." diye konuştu.