Çin-ABD ticaret müzakerelerinin pragmatizmle devam etmesi gerekiyor

Çin-ABD ticaret müzakerelerinin pragmatizmle devam etmesi gerekiyor

Amerika Birleşik Devletleri ile Çin Halk Cumhuriyeti, Washington'daki 11. tur ticaret müzakerelerinden sonuç alamadı. ABD'nin görüşmelerden hemen önce, 200 milyar dolarlık Çin ithalatındaki gümrük tarifesini yüzde 10'dan yüzde 25'e çıkarması Çin-ABD ticaret görüşmelerinin son turuna büyük bir gölge düşürdü. Buna rağmen, iki taraf da Washington'daki görüşmelerin yapıcı ve sürdürülebilir olduğu konusunda uzlaşmaya giderek, görüşmelerin Beijing'de tekrar devam etmesi için el sıkıştı.

Çin Halk Cumhuriyeti delegasyonuna öncülük eden Başbakan Yardımcısı Liu He cumartesi günü yaptığı bir röportajda, istişarelerde ilerlemeler olduğunu doğrularken, ek gümrük vergilerinin tamamen kaldırılıp eşitlik ilkelerine dayalı bir anlaşma olması gerektiğini vurguladı. Liu ayrıca, ilgili belgelerde Çinli vatandaşlar tarafından kabul edilebilir, devlet egemenliği ve ülke gururuna zarar vermeyecek ifadelerin kullanılması gerektiğini kaydetti.

Bu açıklama ile Çin, ana prensip konularında asla taviz vermeyeceğini açıkça belirtti. Ayrıca, ABD'nin artan ek tarifelere karşı gerekli önlemleri almak zorunda kalacağını da açıkladı. ABD tarafı için tarifeleri "büyük bir çubuk" olarak kullanmak, geçen yılki ticaret savaşının patlamasından bu yana yapılan en ahmakça adım oldu.

Uluslararası ticaret tarihinde benzeri görülmemiş bir durumla karşı karşıyayız. Bir yandan Çin ve ABD ticaret müzakerelerinde yeni ilerleme kaydederken, öte yandan ABD getirdiği son tarife zamları nedeniyle ticari gerilimleri artırdı. Çin ve ABD şimdi "savaş ve konuş" yöntemini benimsemiş durumda.

Bu durumun nedeni, ABD'nin tek taraflı olarak Çin-ABD ekonomik ve ticari ilişkilerinden fayda elde ettiği gibi yanlış bir kanıya varmış olmasından kaynaklanıyor. Ticaret savaşının sadece Çin aleyhine bir durum oluşturduğunu ve Çin'e her istediklerini kabul ettirebileceklerini sanıyorlar. Fakat ABD, Çin'in dayanıklılığını ciddiye alarak durumun böyle olmadığını anladı.

ABD artık çıkardığı sonuçlardan, Çin'in temel çıkarlarını koruma konusundaki tutarlı ısrarını ele alıp bu yanlış adımlarını düzeltmelidir. Ekonominin temel hukukuna inanıyoruz ve Çin toplumunun meşru haklarını ve çıkarlarını savunmak için kararlılığını ve güçlü iradesini sürdüreceğinden eminiz. Ayrıca siyasi sistem ve sosyal yapı nedeniyle Çin'in bir ticaret savaşı fırtınasında diğer ülkelere göre daha güçlü bir konumda olduğuna inanıyoruz.

Washington tarafı, ticaret müzakerelerine engel teşkil ettiği için Çin'i suçladı ve Çin'in sözünden geri döndüğünü iddia etti. Gerçek şu ki, Washington yönetimi Çin'in egemenliğine ve onuruna zarar vermeye çalışan gerçek dışı terimler ortaya koymaya çalıştı. Bu çabalar görüşmeleri daha da zorlaştırdı. ABD, ticari gerilimleri arttırmak için Batı medyasına rehberlik ederek kafa karıştırıcı mesajlar yayıyor.

Çin ve ABD, dünyanın ilk iki ekonomisidir. İkisi arasındaki sağlıklı ve istikrarlı ekonomik ilişkiler sadece ikisine de fayda sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda küresel ekonominin istikrarı için sağlam bir temel oluşturacaktır. Kalan anlaşmazlıklarını çözmek için Çin ve ABD'nin yan yana gelmesi artık zorunluluk haline dönüşmüştür.

Kaynak: www.globaltimes.cn