“Bir ülke, iki sistemin” kırmızı çizgisine meydan okundu

“Bir ülke, iki sistemin” kırmızı çizgisine meydan okundu

Çin Halk Cumhuriyeti Ankara büyükelçisi Deng Li Hong Kong'ta yaşananları Milliyet'e yazdı.

Çin Ankara Büyükelçisi Deng Li: Hong Kong'da olup bitenlerin ifade ve toplantı özgürlüğü ile alakası yoktur, bunlar tamamen şiddet olayları ve hukukun ihlalidir.

Son zamanlarda İstanbul gibi müreffeh ve göz kamaştırıcı bir şehir olan Hong Kong'un adı Türk gazetelerinde ve televizyonlarında birçok kez yer aldı. Birçok Türk dostumuzun aklında Hong Kong'da neler olduğu sorusu var. Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi olarak, Hong Kong'daki durumu tüm hatlarıyla açıklamak ve olayların gerçek yüzünü göstermek benim sorumluluğumdur.

Şubat 2018'de, Çin'in Hong Kong Özel İdare Bölgesi'nde ikamet eden Chen Tongjia, Taiwan'daki hamile kız arkadaşı Pan Xiaoying'i öldürdükten sonra tekrar Hong Kong'a kaçtı. Hong Kong'un bu davada yargılama yetkisi yoktur. Mağdur ailesinin talebi üzerine Chen'i Taiwan'a yargılanmak üzere iade etmek için, Hong Kong Özel İdare Bölgesi Hükümeti, "Kaçak Suçlular Yönetmeliği" ve "Cezai Konularda Karşılıklı Adli Yardımlaşma Yönetmeliği"nde değişiklik önerdi. Vurgulanması gereken bu talebin Çin'in merkezi hükümetinden gelmediğidir.

VAKA BAZINDA İŞ BİRLİĞİ

Hong Kong Özel İdare Bölgesi Hükümeti, söz konusu iki yönetmelikte değişiklik yaparak, daha önce kaçak suçluların iadesi ve cezai konularda adli yardımlaşma anlaşması olmayan Çin'in Ana Karası, Macao Özel İdare Bölgesi ve Taiwan Bölgesi ile şüpheli ve kaçak suçluların iadesinde vaka bazında iş birliği yapmayı planlıyor. Bu; sadece ilgili vakalarda çözümün bulunmasına katkı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda mevcut yasal boşlukların kapatılmasına ve suçlarla ortak mücadeleye de yardımcı olacaktır.

Buna rağmen bazı art niyetli şahıslar, Hong Kong sakinlerinin Çin Ana Karasının hukuk ve yargı sistemlerini anlama konusundaki eksikliğinden faydalanarak, bu değişikliklerin Hong Kong'un ifade özgürlüğünü yitirmesine neden olacağı ve Ana Kara'ya siyasi suçluların iade edileceği gibi provokatif ve abartılı iddiaları yayarak panik yaratmaya ve böylelikle bölge yasama organının teklifi kabul etmesini engellemeye çalışıyorlar.

KASITLI EYLEMLER YÜRÜTÜLDÜ

Bu süreçte Bölge Hükümeti geniş kapsamlı olarak toplumun her kesiminden görüş alarak, değişiklik önerisini birçok defa gözden geçirdi. "Sadece 7 yıldan fazla hapse mahkûm olanlar iade edilir, siyasi suçlular iade edilemez" gibi düzenlemeler yapma düşüncesini ortaya koydu. İddia edildiği gibi, bir kişinin salt söylediği bir şeyden dolayı suçlanarak iade edileceği durumu asla söz konusu olmayacaktır. Maalesef Bölge Yasama Organının 12 Haziran'da Kaçak Suçlular Yönetmeliği için değişiklik önerisini ikinci defa gözden geçirmeye hazırlanırken, bazı radikal protestocular kasıtlı olarak kaos ve şiddet olayları yaratmak için yasama organını kuşattılar, polise tuğla, demir çubuk ve hatta benzin bombalarıyla saldırdılar.

15 Haziran'da, en kısa sürede toplumsal asayişi bir an önce normalleştirmek ve toplumun fikirlerini daha geniş kapsamlı öğrenmek için Bölge Hükümeti değişiklik ile ilgili çalışmaları geçici olarak askıya almaya karar verdi ve ilgili yasama çalışmalarını tamamen durdurdu. Çin'in merkezi hükümeti bu karara destek verdiğini, saygı duyduğunu ve bu kararı anlayışla karşıladığını belirtti.

Normalde değişikliklere karşı yapılan protesto gösterilerinin de durması gerekiyordu. Ancak gösteriler devam etmekle kalmadı, aksine şiddet seviyesi daha da arttı. Bazı radikaller polise benzin bombaları ve zehirli sıvılarla saldırdılar. Çin Merkezi Hükümeti'nin Hong Kong Özel İdare Bölgesi'ndeki İrtibat Bürosu binasına girişi engellediler. Çin'in milli amblemini ve bayrağını kirlettiler, havaalanı ve metro gibi kamu tesislerine zarar verdiler. Basın mensupları ve yolcuları darp ettiler ve duracak gibi de görünmüyorlardı. Radikal göstericiler açıkça "Hong Kong'un bağımsızlığını" savunuyordu ve "Hong Kong'un kurtuluşu zamanın devrimidir" sloganını attılar. Bu, Hong Kong'daki bazı güçlerin nihai amacının değişikliklere karşı çıkmak olmadığını, başka siyasi niyetler taşıdıklarını göstermektedir.

BÖLGE HUKUKU ÇİĞNENDİ

Durumu bilen ve önyargılı olmayan herkes, Hong Kong'da olanlarla ilgili şu en temel gerçeği kolaylıkla kavrar: Hong Kong'da olup bitenlerin ifade ve toplantı özgürlüğü ile alakası yoktur, bunlar tamamen şiddet olayları ve hukukun ihlalidir. Bazı Çin karşıtı ve Hong Kong'un kaosunu isteyen şahıslar fazlasıyla şiddet kullanarak bölgenin hukukunu alenen çiğneyip "bir ülke, iki sistem"in kırmızı çizgisine meydan okudu. Hong Kong emniyet güçlerinin yaptığı şey, görevlerini yasaya tümüyle uygun bir şekilde icra etmek, şiddete ve kaosa son vermek, asayiş ve düzeni yeniden sağlamaktan başka bir şey değildir. Bu, bazı "basın organları"nın tarif ettiği gibi "bastırmak ve baskı yapmak" değildir. Birçok ülkede şiddet olayları veya saldırılar meydana geldiğinde, polislerin o olaylara nasıl müdahale ettiğini herkes çok iyi bilmektedir. Son üç aydır Hong Kong'da yapılan protesto eylemlerinde hiç kimse polisle çatışmada ölmedi, ama bazı polislerin parmakları ısırılarak kopartıldı ve bazıları bıçaklanarak ağır şekilde yaralandı. Hong Kong polisinin itidalli tutumu, profesyonelliği, rasyonelliği ve fedakarlığı övgüye değerdir ve asla karalanmamalıdır.

Son olarak şunu belirtmek istiyorum; "Bir ülke, iki sistem" Hong Kong'un uzun vadede refah ve istikrarını koruması için en iyi yapısal düzenlemedir ve Hong Kong'da uygulandığı 22 senede tüm dünya ülkelerinden kabul görmüş ve başarılar elde etmiştir. Çin Merkezi Hükümeti ve Çin halkının Hong Kong'un refahına ve istikrarına olan desteği elle tutulur gözle görülür bir şekildedir. Çin Merkezi Hükümeti ve Çin halkı "bir ülke, iki sistem" ilkesinin kırmızı çizgisine yapılan ihlallerin cezalandırılmamasına asla müsaade etmeyecek ve Hong Kong'da bölge hükümetinin kontrolü dışına çıkan, ülkemizin birliği ve güvenliğine zarar verecek kargaşaya asla göz yumulmayacaktır. Hong Kong'un Temel Yasası çerçevesinde, Çin Merkezi Hükümeti'nin ortaya çıkabilecek her türlü kargaşayı hızla yatıştırmak için yeterli imkâna ve güce sahiptir.

Hong Kong'un karışık durumunun bir an önce sonlandırılacağını, yasa dışı şiddet yerine rasyonel diyalog yoluyla siyasi tartışmalardan adım adım çıkılıp, kapsayıcı kalkınmaya doğru ilerleneceğini ümit ediyoruz. Hong Kong'un geleceği kesinlikle çok daha güzel olacaktır. Düzen normalleştirildikten sonra daha çok Türk arkadaşımızı Hong Kong'a davet ediyoruz.

DIŞ GÜÇLER ROL OYNUYOR

Bazı dış güçler, Hong Kong'da bu olaylarda utanç verici bir rol oynuyor. Bazı ülkelerin siyasetçileri ve Hong Kong'daki başkonsoloslukları, olaylara doğrudan karışarak, bir taraftan yanıltıcı açıklamalar yapıyor, göstericilere tezahüratlarda bulunuyor, diğer taraftan bizzat önerilerde bulunarak yerinden komuta ediyor ve her türlü desteği sağlıyorlar. Bazı sözde "uluslararası basın organları" gerçekleri çarpıtarak, özellikle kameralarını polise odaklıyor ve görevini yerine getiren polisi şiddet uyguluyor gibi gösteriyor, radikallerin ciddi hukuk ihlallerini ihmal ediyor ya da gözden kaçırmaya çalışıyor. İşte bu sözde "ifade özgürlüğü".

İSTİKRARIN ZEDELENMESİNE KARŞI ÇIKILACAK

Son üç aylık kargaşa, Hong Kong'un refah ve istikrarına zarar verdi ve bu uluslararası itibarı olan dünya finans merkezi yavaş yavaş tehlikeli bir uçuruma kayıyor. Hong Kong Özel İdare Bölgesi, 1997 yılında Çin'e devredildikten sonraki en zor durumla karşı karşıya bulunuyor. Şu an en acil görev, şiddet ve kaosa son vermek, toplumsal düzeni yeniden sağlamaktır. Geçen günlerde Bölge Hükümeti Baş Yöneticisi Carrie Lam, Bölge Hükümeti'nin tek başına Hong Kong'un durumuyla baş edebileceğinden emin olduğunu söyledi. Bölge Hükümeti diyalog platformu kurarak, yardım tedbirleri başlatarak, normal düzeni sağlamak ve Hong Kong'da derinlerdeki sorunları çözmek için güç topluyor. Çin Merkezi Hükümeti, birçok defa Baş Yönetici Carrie Lam'ın liderliği altında Bölge Hükümetinin yasalara göre Hong Kong'u yönetmesine, Hong Kong polisinin görevini layıkıyla yerine getirmesine ve şiddet suçlularının yasalara göre cezalandırılmasını kararlılıkla destek vermeye devam edecektir. Aynı zamanda, Çin Merkezi Hükümeti dış güçlerin Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nin yasama işlerine karışmasına ve Hong Kong'un refahını ve istikrarını zedeleyen her türlü eylemin yapılmasına kararlılıkla karşı çıkacaktır.

Kaynak: Milliyet Gazetesi