Amerikan kibri ve tarihin kararı

Amerikan kibri ve tarihin kararı

Çin Halk Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri'nin küresel düzene dair farklı tutumları yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi. Beijing, reform ve dışa açılma politikasından bu yana çok taraflı ticaret sistemine destek verirken Beyaz Saray, ikili anlaşmalardan ayrılarak küresel tedarik sisteminin sonunu getirecek ticaret savaşlarına hız verdi. Trump yönetimi destekleyen uzmanlar Washington'ın tarihin doğru tarafında olduğunu iddia etseler de gerçekler tam tersini ispat eder nitelikte. Global Times'ın "Amerika, hataları ile tarihin yanlış tarafında konumlanıyor." başlığı ile gündemine aldığı makaleyi dikkatinize sunuyoruz:

"Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü LarryKudlow, Çin Halk Cumhuriyeti'ni kastederek "Bence onlar bu şekilde devam ederlerse tarihin yanlış tarafına düşecekler. Onlar, Sovyetler Birliği değil. Bu şekilde hükümet kontrol sistemi asla uzun süre devam etmez." diye konuştu. Kudlow'un bu ifadeleri çarşamba günü yayımlanan Sinclair Grup raporunda da yer aldı.

Bay Kudlow'un neden Amerika'yı tarihin doğru Çin'i ise yanlış tarafına koyduğunu öğrenmek gerçekten ilginç olurdu. Bunun bir açıklaması Trump yönetiminin ticaret savaşını başlatması ya da yeniden gümrük tarifelerini yükseltmesi olabilir mi?

TRUMP'IN KARNESİ

Trump'ın şimdiye kadar yaptıklarına bakın: Çok taraflı uluslararası ticaret sistemini küçümseyerek ABD'nin dışındaki büyük ekonomilerin kendilerinden faydalandığını iddia etti. Çok taraflı uluslararası sisteme peş peşe ataklar düzenleyerek UNESCO'dan, İran'la varılan nükleer anlaşmadan, Rusya ile Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'ndan çekildi. ABD'nin bu hamleleri uluslararası düzenden yeni binyıldan bu yana görülmemiş bir kaos yarattı.

Amerika'nın Çin'e karşı bu zamana değin görülmüş en büyük ticaret savaşını ilan etmesi küresel tedarik zincirini kırdı ve dünya genelinde ekonomiyi tehdit eder hale geldi.

BEYAZ SARAY'IN SEÇİM YATIRIMI

Bu veriler ışığında, dünyada çok az ülke ABD'nin tarihin doğru tarafında olduğuna samimiyetle inanacaktır. ABD halkının dahi en az yarısı ülkelerinin devasa bir hata yaptığına inanırken, geri kalan yarısı ise gelecekte ne olacağını öngöremeden ya da ülkelerinin doğru yapıp yapmadığını değerlendirmeden anlık kazanımlara odaklanıyor. Belki de en adil açıklama Beyaz Saray'ın gelecek yıl yapılacak seçimlerde nasıl zaferi garanti edeceğini düşünmesidir.

SON SÖZÜ GERÇEKLER SÖYLEYECEK

Çin doğru yolda kalırken, endüstrileşmeyi tamamladı, refah ve dünyaca bilinen başarılar elde etti. Onlarca yıl içinde Çin bu başarıyı elde ederken Batılı ülkelerin benzer hedeflere ulaşması daha uzun sürmüştür. Halk ve gerçekler kim doğru kimin yanlış olduğunu konusunda son sözü söyleyecektir.

Çinliler ülkeleri için neyin en iyi olduğunu ve neler yapılması gerektiğini en iyi bilenlerdir. Çin'de gerçeklere bağlı kalarak doğruya ulaşma prensibine sadık kalmaya ve değerlendirmelerini buna göre yapmaya devam edecek.

BU NASIL BİR KARŞILAŞTIRMA

Kudlow'un deneyimleri ve bilgisi Çin'de etki yaratmaktan çok uzak. Batı medyasının önyargılarını esas alan Kudlow, 1.4 milyar nüfusa sahip bir süper gücün yönetim tarzını anlayacak zihinsel kapasiteye sahip mi? Ekonomiler aynı. Ancak, biri hızlı büyüme ile 1.4 milyar insanın refahını sağlarken diğeri ise 300 milyon insanın yaşamını daha iyi hale getirmeye çalışıyor. Bu iki örnek aynı hikâye midir?

Bu çelişkiye, kayda değer nüfusa sahip olmayan Batılı siyasetçilerin kendi ülkelerinin nasıl yönetildiğine bakmadan Çin'e bir şey öğretmek için ne kadar yetersiz olduğunu ekleyin. Bu, çarpışan arabalara bindiğinde bağıran çocukların yetişkinlere dünyanın en büyük kamyonunu nasıl kullanacağını anlatmasına benziyor.

Reform ve dışa açılmadan bu yana diğer ülkelerden bir şeyler öğrenen Çin, bu fırsatı asla kaçırmadı. Ancak, Çin'in tevazusu, Washington'ın kibirli bir öğretmen edasına ve başkalarını baskılarken yaptığı kabadayı hegemonyasına izin vermez. Kusura bakılmasın, Çin başkalarına benzemez.

"KİBİRİ BIRAK KENDİ İŞİNE BAK"

Washington için en iyisi kendi işine bakması. Dışarıya karşı saldırgan politika izleyen ve çatışmaları kışkırtan Amerika içeride ırkçılık üzerinden yaşanan kutuplaşmayı tecrübe ediyor. Yeni yüzyılda ABD'nin ne kadar ileriye gideceğini Washington düşünmelidir.

Washington şunun farkında olmalıdır ki, bağımsızlık kazandığı ve büyük nüfus farkını göz önünde bulundurabildiğinden beri sorunsuz ilerleme kaydetmesi nedeniyle Çin'in içinde yer aldığı modern dünyayı anlamayabilir.

Kibir, ABD'nin her zaman en büyük düşmanlarından biri olmuştur. Bir ülke mütevazı olmayı ve nerede duracağını bilmelidir. Her iki taraf için riskleri en aza indiren yolda devam etmek en iyi tercihtir. Çatışma, 21. Yüzyıla uygun bir oyun değil. Çin ve ABD'nin birlikte çalışmaktan kaçınması bir tuzaktır."

Kaynak: Global Times- Ara başlıklar CRI Türk