ABD'nin ticaret savaşı tutumları geri tepmeye mahkum

ABD'nin ticaret savaşı tutumları geri tepmeye mahkum

Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) sırf kendine rakip gördüğü için sarıp kuşatma politikasını uygulamaya geçirerek başarı sağlayacağını umduğundan başlattığı ticaret savaşı bugünlere ABD adımları ile geldi. Global Times, işte bu adımları tek tek işaret ederken, Çin Halk Cumhuriyeti'nin gücü ve inancını sürdürerek alması gerektiği tavır konusunda görüşlerini dile getiriyor.

Wall Street Journal (WSJ) Ekonomi Baş Yorumcusu Greg Ip, kısa bir süre önce "Amerika'nın Çin tepkisi çok mu ileri gitti?" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Ip, bu yazıda, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephen Hadley'nin "Amerikan dış politikacılarının Çin'e karşı tutumu son üç ya da dört yılda çarpıcı biçimde daha da sertleşti." yorumunu alıntıladı.

HER ŞEY NASIL BAŞLADI?

Nitekim ABD'nin Çin tavrı çok ileri gitti. Pek, bu sertleşme nasıl gerçekleşti?

İlk olarak ABD, Çin ile ilgili sorunları aşırı abarttı. ABD Başkanı Donald Trump göreve geldiğinden bu yanda Çin-ABD ilişkilerinde sorunları büyüttü. Ekonomi ve ticaret konusunda ABD, Çin'i teknoloji transferi, fikri mülkiyet ve açık pazardan çıkar sağlamakla suçladı.

Mevcut ABD yönetimi, Güney Çin Denizi konusunda eski ABD Başkanı Barack Obama'nın Çin'e karşı zayıf olduğu hükmüne vardı. ABD, Güney Çin Denizi bölgesine hâkim olmak istiyor. ABD siyasetindeki şahinler, Beijng'i ABD'nin iç politikalarına müdahale etmekle suçlarken aynı zamanda Çin'in sözde siyasi sızma ile itham etti. Washington, özellikle Çin Komünist Partisi'nin 19. Ulusal Kongresi'nden sonra Çin'in iç politikası ile ilgili yalanlarla dolu bir algı yaratma çabasına girişti.

ABD YİNE KENDİ DÜŞMANINI KENDİ YARATTI

İkinci adım, ABD'nin Çin'i bir rakip, düşman ve sözde revizyonist bir güç olarak görmesi oldu. "Rakip" kelimesi bir dereceye kadar nötr bir anlam taşır. Bununla birlikte "rakip", "rakip" daha güçlü bir düşmanca çağrışım da içerir. ABD, Çin'i "revizyonist bir güç" olarak nitelendirerek, onu uluslararası düzeni değiştirmeye çalışmakla suçladı.

VE STRATEJİK SAVAŞ BAŞLADI…

ABD'nin üçüncü adımı, Çin ile kapsamlı bir stratejik savaş başlatmak oldu. Her ne kadar bu savaş bir rekabet olarak adlandırılsa da, daha güçlü yüzleşme nüansları taşıyor. ABD, Çin'le çatıştıkça kamuoyunu da manipüle ediyor ve iç politik desteği harekete geçiriyor.

ABD idari birimleri, Kongre ve muhafazakâr düşünce kuruluşları, bir anti-Çin histerisi, bir başka değişle bir komünist korkusu yarattı ki bu, Çin'i ciddi bir tehdit olarak gören ABD toplumunda kolektif bir mantıksızlığa yol açacaktır.

Trump yönetiminin tüm bu adımları ABD'de Çin düşmanlığını artırmaya devam ediyor.

ÇİN'E ALINAN TAVRA ABD SİYASİLERİ NASIL BAKIYOR?

Çin'e karşı sert olmak hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi partiler için bir dereceye kadar hakkında birleşilen bir konu haline geldi ancak her iki taraf da Çin'e ne kadar sert olunması gerektiği konusunda bir fikir birliğine varamadı. Örneğin ticaret savaşının destekçileri olmasına rağmen bunun kötü bir fikir olduğuna inanan kişilerin sayısı ağır basıyor.

Ticaret savaşının ekonomide yavaşlama ya da borsada hareketlilik gibi olumsuz etkileri ortaya çıktıkça insanlar giderek daha kesin bir şekilde bu savaşın karşısında seslerini yükseltecektir.

Kaldı ki ABD toplumu Çin'e düşman muamelesi yapıp yağmama konusunda tutarlı bir duruş oluşturmadı. Örneğin temmuz ayında, 100'den fazla ABD'li uzman, Trump ve ABD Kongresi'ne, "Çin, düşman değil!" başlıklı bir mektup gönderdi. Aynı şekilde Amerikalılar, Güney Çin Denizi ve tayvan konusunda uzlaşmaya varamadılar. Tüm bu neden ve örneklerin gösterdiği gibi Çin'e karşı sert olmak stratejik değil, duygusal bir fikir birliği gibidir.

ÇİN, MÜCADELESİNE DEVAM ETMELİ

Çin'in ABD'nin sert tutumuna karşılık vermemesi durumunda bu ticaret savaşı ABD ekonomisine ve tüketicilerine daha fazla zarar verecek. ABD'nin tutumu ile başa çıkmak için Çin mücadelesine devam etmeli.

Trump yönetimi bir zamanlar ABD'nin bu ticaret savaşını hızlı ve kolay bir şekilde kazanabileceğine inanıyordu ancak bu savaşı başlatmasının üzerinden bir yılı aşkın zaman geçtikten sonra ABD hayal kırıklığına uğradı. Çünkü Çin Halk Cumhuriyeti, gerektiğinde sıkı bir şekilde mücadele etti.

Çin, ABD'ye doğru bir şekilde yol göstermeli zira ABD artık tamamen mantıksız bir hale geldi ve bu durumda Çin'in Batı ulusuna bazı şeyleri anlatması gerekiyor. Mesela, Çin aslında ABD'den faydalandı mı? Çin ve ABD rakip mi? Bunlar ve daha birçok sorunun yanıtının ABD'nin verdiği biçimde olmadığını ve Çin ile ABD'nin iş birliği yapması gerektiğini aslında birçok Amerikalı biliyor.

REFORM VE DIŞA AÇILMA ÇALIŞMALARI HIZ KESMEDEN SÜRMELİ

Son olarak önemli noktalardan biri de Çin'in kendi iş ve sorumluluklarını en iyi şekilde, eksiksiz yapması gerektiği konusu. Reform ve dışa açılma gibi kalkınma çalışmaları da planlandığı şekilde teşvik edilmelidir. Çin'in dışa açılımını artırması, reformları derinleştirmesi, orta ve yüksek hızlı ekonomik büyümeyi ve ulusal istikrarı sürdürmesi gerekiyor. ABD şahinleri, zorlu politikalarının Çin'in gelişimini asla değiştirmeyeceği veya yavaşlatmayacağını ancak bu şekilde anlayacaktır. Böylece bir sürenin sonunda kendilerinin kazançlı çıkmayı umarak atıldıkları bu politika ABD için büyük bir başarısızlık olacaktır.

Kaynak: Global Times