Türkiye ile Irak arasında askeri iş birliği anlaşması

Türkiye ile Irak arasında askeri iş birliği anlaşması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörle mücadele alanında Türkiye-Irak arasında bir askeri iş birliği ve güven anlaşmasının yapılmasının isabetli olacağına aramızda karar verdik ve bunun için de Dışişleri Bakanım, Savunma Bakanım ve İstihbarat Teşkilatı Başkanım üçlü olarak muhataplarıyla bir görüşmeyi en kısa zamanda gerçekleştirecekler." dedi.

Bir dizi temaslarda bulunmak için Ankara'ya gelen Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi'yi, Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmi törenle karşıladı. Törenin ardından Erdoğan-Abdülmehdi ikilisi, karşılıklı olarak kabine üyelerini takdim etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı Abdülmehdi baş başa ve heyetler arası görüşme gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı Abdülmehdi, baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Abdülmehdi'nin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

"DEAŞ terör örgütünü mağlup eden Irak güvenlik güçlerini bir kez daha tebrik ediyorum." diyen Erdoğan, bu mücadelede hayatını kaybeden Iraklılara Allah'tan rahmet, yaralılara şifa diledi.

Görüşmede ikili ilişkilerin tüm boyutlarıyla ele alındığını ve bölgesel gelişmelerin de masaya yatırıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Irak'ın siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması, istikrar ve güvenliğin sağlanması, Irak siyasetimizin temelini oluşturuyor. Irak'ın zenginliği olan tüm etnik ve dini gruplar, Türk halkının dostudur, kardeşidir Irak'ın uluslararası toplumla ilişkilerini geliştirme yönünde son dönemde attığı adımları memnuniyetle müşahede ediyoruz." diye konuştu.

"ENERJİ SEKTÖRÜNDE BÜYÜK BİR İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİMİZ VAR"

Irak ile 20 milyar dolarlık ticaret hacmini hedeflediklerini ama bu hedefin yeterli olmadığını belirten Erdoğan, "Öyle zannediyorum ki, Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey toplantısı için bu yıl içinde Irak'a yapacağımız ziyarette bu hedefi güncellemek durumunda olacağız, inşallah orada daha büyük bir hedefi işaret edeceğiz. Bu amaçla yatırımlarımızı artırmanın yöntemleri üzerinde de bugün fikir teatisinde bulunduk. Irak'ın yeniden imarı konusunda DEAŞ işgalinden en çok zarar gören bölgelerin kalkındırılmasına ve Irak'ın güneyine kadar uzanan ticaret koridoru tesis edilmesine öncelik verdiğimizi teyit ettik. Irak'ta mevcut başkonsolosluklarımızı yeniden faaliyete geçirmek ve yenilerini açmak suretiyle Irak'ın tüm bölgeleriyle ilişkilerimizi zenginleştirmek istiyoruz. Enerji sektöründe büyük bir iş birliği potansiyelimiz var. Elektrik alanında Irak'ın yakın vadede ihtiyacını karşılanmasına katkıda bulunabileceğimizi ikili görüşmemizde ifade ettim. DEAŞ tarafından tahrip edilen, Kerkük-Ceyhan petrol boru hattının bir an önce faaliyete geçirilmesinin önemine işaret ettik." dedi.

Bölgenin geçen yıl kuraklıktan, bu yıl ise yoğun yağışlardan etkilendiğini ifade eden Erdoğan, "Türkiye olarak geçen yılki kuraklık döneminde Irak'a elimizden gelen desteği sağladık. Değişen iklim ve artan ihtiyaçlar dikkate alındığında tüm ülkelerin özellikle ilmin, teknolojinin sağladığı imkanları en iyi şekilde kullanmaları mecburiyet haline gelmiştir. Ülkemiz sulama teknolojileriyle, atık su yönetimiyle, çevreci uygulamalarıyla suyun idareli kullanımı konusunda önemli mesafe aldı. Bu tecrübemizi Irak'la paylaşmak amacıyla bu alanda özel temsilcim olarak Prof. Dr. Sayın Veysel Eroğlu 50 kişilik çalışma grubu teşkil etmiş ve Irak'a özel bir eylem planı hazırlamıştır. Bugünkü görüşmemizde bunu da ele aldık. Hatta bu konu ile ilgili gerekli olan bazı bölgelerde de barajlar yapılması konusunu gündeme getirmek suretiyle bolluğun olduğu dönemlerde barajlardan istifade, hatta ve hatta bizden oraya verdiğimiz suyun daha dikkatli, israftan uzak bir şekilde kullanımında barajların iş göreceğini gündeme getirdik." diye konuştu.

SURİYE'NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ

Görüşmelerde IŞİD, PKK ve FETÖ terör örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi yönünde karar alındığını belirten Erdoğan, "Bu alanda Türkiye-Irak arasında bir askeri iş birliği ve güven anlaşmasının yapılmasının isabetli olacağına aramızda karar verdik ve bunun için de Dışişleri, Savunma Bakanım ve İstihbarat Teşkilatı Başkanım üçlü olarak muhataplarıyla bir görüşmeyi en kısa zamanda gerçekleştirecekler. Görüş birliği içinde olduğumuz diğer bir husus da Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve meseleye kalıcı bir siyasi çözüm bulunmasıdır. Bu bağlamda Irak'ın Astana platformunda gözlemci olarak yer almasını memnuniyetle karşılıyoruz." dedi.

Türk halkına, Türk hükümetine ve Cumhurbaşkanına göstermiş olduğu misafirperverlikten dolayı teşekkür eden Abdulmehdi, "Türkiye ve Irak iki komşu ülke ve halkları kardeş ülkeler, ortak tarihe sahipler ve ortak çıkarları bulunmakta. İnşallah geleceğimizi de beraberce umut verici bir perspektif içerisinde inşa edeceğiz." diye konuştu.

Bugünkü görüşmelerin "yoğun ve verimli" olduğunu, çok önemli konuların ele alındığını belirten Abdulmehdi, iki ülkenin ticaret hacmi hedefinin 20 milyar dolar olduğunu ve bunun daha arttırılması arzusunda olduklarını kaydetti.

Ortak projelerle ikili ticaretin arttırılması, terörle beraber mücadele edilmesi, yoksullukla mücadele ve kalkınmaya yönelik ortak adımların atılmasını temenni ettiklerini dile getiren Abdulmehdi, "Biz Türkiye'nin bu yolda çok büyük mesafeler kat ettiğini biliyoruz. Ekonomide, yönetimde, savunma sanayiinde özellikle son zamanlarda çok büyük başarılara imza attığını biliyoruz. Şu anda Irak'ın Türkiye'nin sahip olduğu tüm bu fırsatlardan faydalanmasının zamanının geldiğini düşünüyorum. El ele vererek iki ülkenin, iki halkın ve bölgenin çıkarına olabilecek birçok adım atabiliriz." ifadesini kullandı. 

"IRAK'TA TEKRAR GÜVENSİZLİK ORTAMININ OLMASINA ASLA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ"

DEAŞ'ın her ne kadar güçlenme çabasında olsa da etki boyutunun düşük olduğunu söyleyen Abdulmehdi, "Irak topraklarında kontrol ettikleri hiçbir bölge yok. Sadece belli hücreler şeklinde, küçük oluşumlar şeklinde hareket etmeye çalışıyorlar ancak onları da biz güvenlik güçlerimizle yakından takip etmekteyiz ve onlara hiçbir fırsat vermiyoruz. Irak'ta tekrar güvensizlik ortamının oluşmasına asla müsaade etmeyeceğiz." diye konuştu. 

Türkiye'nin eskiden olduğu gibi hala Irak'ın yanında yer aldığını söyleyen Abdulmehdi, "İnsanların korkup Irak'ı terk ettiği bir dönemde Türkiye Irak'ı bırakmadı. En zor zamanlarında dahi Irak'ın yanında oldu ve canlarını feda eden Türk kardeşlerimiz oldu. Bunların içinde Irak'ta çalışan Türk şoförlerinin de maalesef hayatını kaybettiğini biliyoruz. Öte yandan, Türkiye'nin Iraklı sığınmacılara kucak açmış olması da Irak tarafından asla unutulmayan bir husustur. Bundan dolayı da minnettar ve müteşekkiriz." dedi.

Abdulmehdi, ikili ve heyetlerarası görüşmelerde su, enerji, sınır kapıları, ortak barajlar, projelerin hayata geçirilmesi gibi ikili bağlamda birçok meselenin ele alındığını vurguladı.

Abdulmehdi, şöyle devam etti:

"Türkiye ve Irak arasında birçok anlaşma var. Bu anlaşmalar arasında 2008 yılında bir güvenlik anlaşması da vardı ancak uygulama bağlamında bunun çok etkin bir şekilde kullanıldığını söyleyemeyiz. Şu an için sahada gündeme gelmiş olan sorunların da giderilmesi bağlamında daha etkin ve beraber çalışmamız gerektiğine inanıyoruz. Hiçbir şekilde Türkiye topraklarına bizim topraklarımızdan bir güvenlik tehdidinin oluşmasını kabul etmemiz mümkün değil. Bu bağlamda da iş birliğimizi güçlendireceğiz."

Abdulmehdi, Türkiye ve Irak'ın iki kardeş ülke olarak meselelere ortak çıkarlar bağlamında olması gereken, doğal çözümlerle yaklaşacağını vurguladı. 

Irak'ın da Türkiye gibi siyasetin aktif olduğu, çok partili demokratik bir ülke olduğunu belirten Abdulmehdi, her ne kadar terör ve diğer sosyal şiddet türleri ülkede vuku bulmuş olsa da Irak'ın demokrasiye bağlılığının devam ettiğini söyledi. 

Abdulmehdi, Irak'ın kültürel ve etnik bağlamda çeşitliliğe ve ulusal birlik konusunda herkesin bir araya geldiği bir yapıya sahip olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bizler gerçekten çok zor dönemlerden geçtik. Özellikle de bölgedeki gerilimi daha da düşürmek için ne yapabiliriz konusunu Sayın Cumhurbaşkanı ile görüştük. Halkların arzu ettikleri barışı ve güvenliği nasıl tesis ederiz meselesini ele aldık. Şüphesiz Irak'ın maruz kalacağı herhangi bir tehdit ya da tehlike aynı zamanda Türkiye'yi de tehdit edecektir. Bunu şu anda görmekteyiz bölgede. Suriye'de olsun, diğer bölgelerde olsun. Aslında birbirimizden bağımsız ve kopuk değiliz. Bölge olarak etkilenmekteyiz. Düşmana karşı, bizi tehdit eden unsurlara karşı beraber mücadele etmekteyiz."

Türk şirketlerinin Irak'ta büyük saygınlığa sahip olduğunu belirten Abdulmehdi, ülkedeki şartların Türk şirketler için uygun olduğunu vurguladı. 

Abdulmehdi, iki ülkenin bu konularda ilkesel anlamda bir sonuca ulaştığı ve kabul ettiği anlaşmaların hayata geçirilmesini arzu ettiğini vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak'a yapacağı ziyaret sırasında bu anlaşmaların daha aktif bir şekilde hayata geçmiş olacağını dile getirdi. 

Türkiye'yi, Körfez ülkelerini ve Avrupa'yı birbirine bağlayacak, büyük potansiyel barındıran demir yolları, geniş otoyollar ve bağlantı yolları gibi projelerin bulunduğunu söyleyen Abdulmehdi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a konukseverlik ve yakın ilgiden dolayı teşekkür etti. 

Abdulmehdi, "Gerçekten açık sözlülüğünüz ve yakınlığınızdan dolayı minnettarız. Siz her zaman ilişkilerde samimiyete ve sevgiye önem veren birisiniz. Bundan dolayı zat-ı devletinize, Türkiye hükümetine ve çok değerli Türk halkına tekrardan teşekkürlerimi iletmek isterim." diye konuştu.