Uzun ömürlü potasyum-oksijen bataryaları üretimi

Uzun ömürlü potasyum-oksijen bataryaları üretimi

Modern dünyanın en önemli sorunlarından bir tanesi batarya ömrü. Daha gelişmiş olan sistemlerde enerji tasarrufu konusunda da önemli adımlar atılmasına rağmen mobil cihazların batarya kapasiteleri söz konusu olduğunda ortada bir yetersizlik durumu olduğu da ayan beyan ortaya çıkıyor. Ohio State Üniversitesi'nden araştırmacılar, yaptıkları çalışmalar ile potasyum oksijen bataryaların katotlarında önemli bir değişime imza attı. Katotta gerçekleşen oksijen-metal ya da metal-hava reaksiyonları enerji depolanmasını sağlıyor. Araştırmanın bulguları, güneş ve rüzgâr gibi doğal enerji kaynaklarından elde edilen enerjinin daha ucuza ve daha verimli şekilde depolanmasını sağlayacak.

Ohios State Üniversitesi'nden makine ve uzay havacılık mühendisliği profesörü Vishnu-Baba Sundaresan, güç hatlarında tamamen yenilenebilir opsiyona geçiş için büyük miktarda enerji depolayabilen ve ihtiyaç anında bu enerjiyi tekrar geri verebilen sistemler kurulması gerektiğini belirtiyor. Böyle teknolojilerin bu amacın gerçekleştirilmesinde anahtar rol oynadığını belirten profesör, bunun sebebi olarak ise sistemin ucuz olmasını, egzotik bir materyale ihtiyaç duymamasını ve yerel ekonomileri destekleyecek şekilde her yerde üretilebileceğini söyledi.

Yenilenebilir enerji kaynakları karbon salınımı yapmadığı için küresel ısınmaya karşı önemli bir fırsat olarak görülüyor. Yine de bu kaynakların enerji üretebilmeleri için güneşin parlaması ya da rüzgârın esmeye devam etmesi gerekiyor. Bu enerjinin daha sonra kullanılabilecek şekilde depolanabilmesi gerekiyor. Bu amaçla da pek çok farklı kurum ve kuruluş, farklı batarya teknolojileri üzerinde çalışıyor.

Potasyum oksijen bataryalar, ilk olarak 2013 yılında keşfedilmişti. Lityum iyon pillere ve bataryalara kıyasla iki kat fazla enerji depolayabilen ve daha ucuz olan bu bataryaların kullanımlarının yaygınlaşmama sebebi ise maliyetini kurtaracak kadar çok sefer tekrar şarj edilemiyor olmalarıydı.

Sorunun sebebi ise oksijenin bataryanın anot kısmıyla tepkimeye girmesi ve pilin ömrünü azaltması olarak gösteriliyordu. Bu sorunu aşmak için geliştirilen modelde anot kısmı polimer ile ayrıldı, böylece oksijen ile anot temasının önüne geçilmiş oldu. Bu da bataryaların ömrünü en az 10 kat arttırmayı sağladı.

Araştırmacılar, malzeme anlamında maliyetleri lityum iyon batarya maliyetlerinin yarısının da altına indiren bu yeni pillerin elektrikli otomobillerde, taşınabilir cihazlarda ve başka alanlarda da kullanılabileceğini söylüyor.

Kaynak: www.webtekno.com