TÜBİTAK'tan yapay zekâya özel enstitü

TÜBİTAK'tan yapay zekâya özel enstitü
Almanya-Türkiye Yapay zekâ Konferansı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier'in katılımıyla Berlin'de gerçekleştirildi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK bünyesinde bir Yapay zekâ Enstitüsü kurmayı planladıklarını belirterek, "Bu kurum, yapay zekâ alanında çekirdek teknolojiler geliştirecek, akademide üretilen bilimsel çıktıları, kamu ve özel sektörün hizmetine sunarak bir köprü vazifesi görecek." dedi.

Varank, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanında yaşanan gelişmelerin politika yapıcılarını daha aktif, yenilikçi, iş birliğine açık ve çözüm odaklı olmaya ittiğini söyledi.

Üniversiteler, araştırma merkezleri, reel sektör ve teknoloji odaklı girişimlerin yapay zekânın oluşturacağı pazardan pay kapma yarışına girdiğine dikkati çeken Varank, şunları kaydetti:

"2030 yılına geldiğimizde küresel ekonomiye yaklaşık 16 trilyon dolarlık ilave katkı yapabilecek bir teknolojiden bahsediyoruz. Bu durum aynı zamanda yeni büyüme modelleri, yeni meslekler, verimlilik artışları ve zorlu rekabet koşullarını da beraberinde getirecek. Ticaret savaşları küresel gündemi meşgul ederken ekonomik teorilerin bile baştan yazılmasını gerektirebilecek bir devrimin eşiğindeyiz."

"KÜRESEL İŞ BİRLİĞİNE İHTİYAÇ VAR"

Varank, yapay zekâyla ortaya çıkan bazı uygulamaların gerçekle sahte olanın arasındaki sınırları ortadan kaldırdığına işaret ederek, bu yönüyle yapay zekânın gerçeğin tahribi nedeniyle bir tehdit gibi algılanabileceğini, gerçekle sahtenin en ileri seviyede ayırt edilmesini sağlayacak olanın da yine yapay zekâ tabanlı algoritmalar olduğunu anlattı.

Yapay zekânın diğer teknolojik alanlarda olduğu gibi uygulama hedeflerine bağlı olarak insanlık için olumlu ya da olumsuz sonuçlar doğurabilecek bir teknoloji olduğunu vurgulayan Varank, "Yapay zekâ çalışmalarının sağlıklı bir şekilde yürümesi için küresel iş birliğine ihtiyaç var. Hukukun üstünlüğü ve demokratik değerler gözetilerek, dürüst ve adil bir ekosistemin oluşturulması gerekiyor." diye konuştu.

Varank, Japonya'da yapılan G-20 toplantısında tüm ülkelerin katılımıyla bu alanda uluslararası standartlar ve etik normlar oluşturulması önerisi getirdiklerini hatırlatarak, böylece hem yeni teknolojilerin geliştirilmesi hem de ortaya çıkan ürünlerin sunumunda yeknesaklık sağlanacağını dile getirdi.

"YATIRIMLARIN SAYISINI ARTIRMAYI PLANLIYORUZ"

Türkiye'nin yeni teknolojilerde merkez ülkelerden biri olmak için tüm imkanlarını seferber ettiğini belirten Varank, "Dijital teknolojileri geliştiren firmaların, Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerine destek olarak bu alandaki yatırımların sayısını artırıyoruz. Bilim İnsanı Destek Programları ile yapay zekâ ve ilgili alanlarda burslar veriyoruz. Ulusal araştırma kuruluşumuz TÜBİTAK, yapay zekâ alanında teknoloji geliştirme ve uygulama faaliyetleri sürdürüyor." ifadelerini kullandı.

Varank, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi koordinasyonunda Türkiye'nin Yapay zekâ Stratejisi'nin tamamlanmak üzere olduğuna dikkati çekerek, "Konuyla ilgili tüm paydaşların katkılarıyla oluşturulan stratejiyi kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşacağız. Sanayiden sağlığa, tarımdan enerjiye kadar birçok alanda eylem planları oluşturacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Bu alandaki araştırmacı sayısını artırmayı hedeflediklerini vurgulayan Varank, yapay zekânın geliştirilmesini teşvik eden yasalar ve etik normlara yönelik çalışmalarını da devam ettiğini, küresel arenada etik boyutta standartların konulmasında aktif rol oynamak istediklerini bildirdi.

KONFERANSIN İKİNCİSİ 2020'DE ANKARA'DA

Varank, Türkiye'de kamu, akademi ve özel sektörün yapay zekâ alanında önemli adımlar attığını anımsatarak, şunları kaydetti:

"Bu adımları yönlendirecek ve destekleyecek lider bir kuruma ihtiyacımız var. TÜBİTAK bünyesinde bir Yapay zekâ Enstitüsü kurmayı planlıyoruz. Bu kurum, yapay zekâ alanında çekirdek teknolojiler geliştirecek, akademide üretilen bilimsel çıktıları, kamu ve özel sektörün hizmetine sunarak bir köprü vazifesi görecek."

Yapay zekâ tabanlı inovasyon konusunda söz konusu enstitünün önemli rol oynayacağını aktaran Varank, enstitünün en önemli misyonlardan birinin kamuda sahip olunan verinin anonimleştirilerek ve anlamlandırılarak yapay zekâ uygulamalarına kaynak oluşturabilecek hale getirilmesi olacağını söyledi.

Varank, enstitünün yapay zekâ girişimlerini ve inovasyon kümelerini desteklemenin yanı sıra bu konuda uzmanlaşmış iş gücünü de artırmayı hedefleyeceğini belirterek, Alman Yapay zekâ Araştırmaları Merkezi, Federal Yapay zekâ Derneği ve Almanya'da bu konuda uzmanlaşmış üniversitelerle iş birliği yapmaktan memnuniyet duyacaklarını dile getirdi.

Yapay zekânın her iki ülkenin birlikte çalışabileceği ve özel sektörü de harekete geçirebileceği oldukça verimli bir alan olduğunu vurgulayan Varank, TÜBİTAK'ın Almanya'daki muadil kurumlarıyla gerek sanayiye gerekse akademiye dönük yapay zekâ odaklı ortak proje çağrılarına çıkmak için hazır olduğunu ifade etti.

Bakan Varank, "Altmaier ile hemfikir olduğumuz bir konu var. Türk-Alman Yapay zekâ Konferansı'nın ikincisini 2020'de Ankara'da gerçekleştirmeyi planlıyoruz." dedi.