“İnsanlar köpeklerin beyinlerini de değiştirdi”

“İnsanlar köpeklerin beyinlerini de değiştirdi”

Köpek cinslerinin çok çeşitli olması; bazı cinslerin hızıyla, bazılarının koku almasıyla, bazılarının yüzmesiyle ya da kazma yetenekleriyle öne çıkmasına yol açıyor. Bu çeşitlilik Guinness rekoru kıran dünyanın en kısa köpeği Milly'den iri çoban köpeklerine kadar uzanıyor.

Son 15 bin yılda insanlar sayesinde köpekler, hayvanlar alemindeki tüm türlerden daha fazla fiziksel değişkenlik gösterir hale geldi.

Üstelik bilim insanları, bu fiziksel değişimlerin sadece şekil, boyut, renk ve sevimliliği etkilemediğini ortaya çıkardı. Buna göre söz konusu fiziksel özelliklerin yanında, köpeklerin beyin yapısı da değişiyor.

JNeurosci adlı bilim dergisinde pazartesi günü yayımlanan araştırma, nörolojik değerlendirmeler için Georgia Üniversitesi Veterinerlik Eğitim Hastanesini ziyaret eden 63 köpeğin MR taramasıyla başladı.

Washington Post'un haberine göre, sonuçları temiz çıkan 33 cinsten köpeğin incelendiği araştırma bilim insanları için eşsiz bir hazine sundu.

Harvard Üniversitesi'nde köpekler üzerine çalışan, araştırmanın yazarlarından Dr. Erin Hecht, "Bu noktada şunu sormak gerekiyordu: Farklı cins köpeklerin beyinleri de farklı mı?" dedi.

Böylece bilim insanları Dakhund'dan Doberman'a çeşitli cinslerin beyinleri arasındaki farklılıkları net biçimde tanımlandı.

Araştırmacılar, köpeklerin beyninde yer alan, cinslere göre en çok farklılık gösteren kısımlara bakarak, koku ve hareket gibi duyularla bağlantılı 6 sinir ağının haritasını çıkarmayı başardı.

Ekip bu ağların şekillerinin her cinsin öne çıkan özelliğiyle belirgin biçimde ilişkili olduğunu keşfetti.

"Beyin anatomisi köpeğin cinsine göre değişiyor" diyen Dr. Hecht'e göre bu değişimin en azından bir kısmı, yapay seçilim kaynaklı.

Başka bir deyişle, köpek beyinlerinin şekilleri ve boyutları, cinslere göre değişmekle kalmıyor, aynı zamanda beynin içindeki yapılar da farklılaşıyor.

Köpeklerdeki nöroanatomik çeşitliliğe dair bulgular, beyin yapısı ile davranış arasındaki evrimsel ilişkiyi incelemek için de eşsiz bir fırsat sunuyor.

Lincoln Nebraska Üniversitesi Köpek ve İnsan Etkileşimi Laboratuvarı Direktörü Jeffrey Stevens, çalışmayı "zekice" ve "heyecan verici" diye nitelerken, bazı uyarılarda da bulundu:

Görüşlerde ve literatürde ihtilaflı olduğunu düşündüğüm bir şey var: Davranışları cinslerle eşleştirmek ne kadar doğru? Bir cins içindeki bireyler arasında da çok fazla çeşitlilik var.

Bay Stevens ayrıca MRI taramalarının, köpeklerin ırka özgü görevler yerine getirmesi nedeniyle gerçekleştirilmediğini ve bu yüzden cinsi davranışla ilişkilendiren büyük sonuçlar çıkarmanın zor olduğunu belirtti.

İncelenen 63 köpeğin hepsi evcil köpeklerdi. Bu köpekler büyük çobanların veya avcıların torunları olsalar bile, muhtemelen bu görevleri tam kapasitede gerçekleştirmiyor. Bu, büyük bir fark yaratabilir.

Kısacası türünün gerektirdiği -avcıların vurduğu kuşları toplamak gibi- işleri yapan bir Labrador'la, hayatını evdeki kanepe ve yastıkların arasında geçiren bir Labrador'un beyinleri birbirinden farklı görünebilir.

Öte yandan Dr. Stevens, çalışmanın çok önemli bir adım olduğunu söylüyor. Buna göre evcil hayvanlarda bu kadar önemli farklılıklar bulmayı başaran bilim insanları, doğadaki köpeklerin beyinlerinde çok daha fazlasını keşfedebilir:

Türünün gerektirdiği amaçlar doğrultusunda yetiştirilmiş ve bu özelliklerini kullanan hayvanların beyin yapılarında çok daha güçlü bir korelasyon olabilir.

Kaynak: Independent Türkçe /

Independent Türkçe için derleyen: Çağla Üren