İklim değişikliği kıyı şehirlerindeki riski artırıyor

İklim değişikliği kıyı şehirlerindeki riski artırıyor

İklim değişikliğine bağlı olarak deniz seviyesinin yükselmesi nedeniyle dünyada 2 milyar, Türkiye'de ise kıyı şehirlerinde yaşayan 30 milyon insanın yüksek risk grubunda yer aldığı belirtiliyor.

"Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC)'nin Değişen İklimde Okyanuslar ve Kriyosfer Raporu"ndan derlenen bilgilere göre, iklim değişikliği, deniz seviyesinin yükselmesine, okyanus sıcaklığının artmasına, buzul kütlelerinin erimesine ve donmuş toprakların çözülerek milyarlarca ton metan gazının atmosfere salınmasına yol açıyor.

İklim değişikliğiyle mücadele çerçevesinde, dünyada emisyonlar azaltılmazsa 2100 yılı itibarıyla okyanuslar geçen yüzyıla göre 10 kat daha hızlı yükselebilir.

20. yüzyılın sonlarından beri okyanus sıcaklığındaki artış hızı ise ikiye katlandı. Bu nedenle okyanuslardaki bu değişim, hava olaylarını ve deniz yaşamını etkilemeye devam edecek.

İnsan kaynaklı sera gazı emisyonlarının sonucu olarak şu ana kadar 16 santimetre yükselen deniz seviyesi, emisyonların azaltılmaması durumunda her yıl 15 milimetrelik artışla 2100'de 84 santimetre daha yükselebilir.

Deniz seviyesindeki yükselme ve okyanustaki değişimlerle bazı ada ülkelerinin yaşanmaz hale gelme ihtimali güçlenirken, emisyonların artması halinde 2300 yılında deniz seviyesi 5,4 metreye kadar çıkabilir.

Bu durum, dünyada özellikle kıyı bölgelerinde yaşayan yaklaşık 2 milyar, Türkiye'de ise 30 milyon insanın olumsuz etkileneceği "yüksek risk" grubunda yer alması sonucunu ortaya çıkarıyor.

Deniz seviyesinin yükselmesinden en çok etkilenecek kentler arasında Mumbai, Shanghai, New York, Miami, Lagos, Bangkok ve Tokyo bulunuyor. En yüksek tehdit altındaki 20 küresel liman şehrinde, deniz seviyesinin 50 santimetre yükselmesi 26,9 trilyon dolarlık ekonomik değere sahip altyapının sular altında kalmasıyla sonuçlanabilir.

TATLI SUYA ERİŞİM RİSKİ ARTIYOR

Emisyon artışına karşı aksiyonsuzluk, 2100'de okyanuslarda yaşayan hayvanların yüzde 15 azalmasına ve balık avlama potansiyelinin yüzde 24 düşmesine yol açabilir.

Emisyonların artmaya devam etmesi durumunda, dünyada buzul kütlelerinin üçte birinden fazlasını kaybedilebilir. Bazı dağlık bölgelerin üzerindeki buzulların yüzde 80'ini kaybetme riski ise insanların tatlı suya erişimini giderek zorlaştırabilir.

Bugün itibarıyla Grönland ve Antartika buz tabakası yılda 400 milyar tondan fazla suyu okyanusa bırakmak suretiyle eriyor. Arktik'in karla kaplı bölgesi ise her 10 yılda yüzde 13 küçülüyor.